Pazar, Temmuz 19, 2009

Dribbling Dante

11 yaşımdaydım (26 sene önce yahu!), o zamanlar Beyaz Gölge dizisinin hastasıyım, Michael Jordan`ın (dikkatinizi çekerim, Michael Jackson değil, hani onu da severdim de, posterini edindiğimi hatırlamıyorum) değişik bir posterini buldum mu dünyalar benim olur, bilekli kırmızı keten bir Converse`im var ama, benim gözüm, Türkiye`ye Turgut Özal`ın dışarıya açılma politikalarının sonucu vitrinleri yeni yeni süsleyen, o bilekli kırmızı beyaz, deri Nike`de. Mağazada benim ayağıma göre yok ve dışarıdan gelecek de, bana alınacak da, ohoo, sanırım anne ve babamın başka bir şehirde yaşıyor olmasının verdiği ezikliklerini de kullanarak, o Nike basketbol ayakkabısını, iki numara büyük de olsa, fahiş bir fiyata aldırmış, alındığı gece bir süre gözlerime inanamayıp, onları koltuğa koyup öyle huşu içinde bakmıştım. Ne büyük bir olaydı! sanki Michael Jordan tam karşımda, koltukta oturuyordu (o zamanlar Nayk diye okurdum ben bu mereti, ta ki üniversitedeki profesörümüzün sınıfta birgün Nayki demesiyle hepimizin utanmasına kadar, bu ülkeye gelince de kulağım alıştı, şimdi Nayki deyince Türkiye`dekiler sanki ben yanlışmışım gibi düzeltiyorlar bir de, hehe)

Efenim, zeki ve çevik :) oluşumla, ortaokula başladığım an, basketbol seçmelerinde takıma seçildim. Dedim ya, çeviğim, oyun kurucu/guard olarak oynadım hep, 5 yıl kadar, bu arada İzmirspor`da lisanslı oynadım, bir süre İzmir Karşıyaka Lisesi`nin takım kaptanlığını yaptım. Ta ki, diğer derslerde şahane olmama rağmen, matematik ve fizik dersi özürlü olup bu iki dersten Lise 1`de kalıp, bütünlemelerde de fena halde hezimete uğrayınca, kaydımın apar topar memleketimin şirin ilçesindeki müstesna lisesine aldırılana kadar. Üniversite sınavıydı, zarttı zurttu, derken, bu sıradan taşra lisesinde, basketbol oynamak benim için tenefüslerde yada beden eğitimi derslerinde millete ges ges gerinip show yapmaktan öte gidemedi. Üniversitede de, hem okuyup hem çalışmaktan, aşktı meşkti vs. derken bu nadide yeteneğim rafa kaldırıldı.



Ben öyle sanıyormuşum efendim, meğer bu yetenek benim genlerime işlememiş mi!!! biliyordum, biliyordum birgün biryerlerde karşıma çıkacaktı. Oysa üniversite yıllarımdan beri basketbol maçı bile izlemiyordum. Hani geçmişine küsmüş emekli adamlar vardır ya, onlar gibi.

Dante`nin öğrendiği ve söylediği ilk sözcüklerden birisi baçebal. Belki de 13 aylıktan beri dilinde pelesenk oldu evladımın. En sevdiği top oldu basket topu. Marketten aldığım çizgili karpuzu bile torbasından çıkarıp baçebal diye sevdiğini bilirim, sırf meridyenimsi çizgileri var diye.
15 aylıktan beri odasının kapısı arkasında basket potasıyla oynar, her ne çeşit top olursa olsun, acayip dengeli ve uzağa top atar, göreni şaşırtır. Top hakimiyeti diye birşey vardır, Dante topa hakimdir. En sonunda dayanamayıp, gerçek boyutlarda bir basketbol topu aldık geçen gün. O gün bu gündür elinden düşürmediği gibi, emerken bile kucağında tutuyor. Belki ben görmeden koltuğa bile koyup huşu içinde bakmışlığı vardır.
Çocuklar parkta oynarken, Dante parkın yanındaki basketbol sahasında top sürüyor, pota altına gelip topu yukarı atıyor, sahada fink atıyor. Karşı potada oynayanlar gülümseyerek 25 aylık en genç basketbol oyuncusunu izliyorlar. Gelip geçenler durup birbirlerine gösteriyor, eski tüfek anası da, gururla oğlunu seyrediyor. Bu yetenek onun genlerinde olmalı. Yoksa ne basketbol maçı seyretmişliği var, ne de anasını basketbol oynarken görmüşlüğü. Ben şu Beyaz Gölge`nin DVD`lerini kendim için koleksiyona katarken, Dante`ye de NBA`in efsane maçlar DVD`si falan varsa onu alayım.

20 sene sonra Dante "Kobe" Heeren`ı NBA`de görürseniz şaşırmayın.

15 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

olur mu olur...

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ * dedi ki...

Süpersin Açim :) Aynen Nayki olayında bende hep düzeltiliyorum ama biz doğruyu telafuz edelim, okurken gülümsedim :) Senin genler kaliteli, sesinden bile anlamıştım ben bunu. Dante'me bu konuda hep destek ver de bizde gurur duyalım paşamızla. Sevgiler

banu dedi ki...

şaşırmayız... bir de karşılaşırsak "yavrum senin şuncacık halini de biliyorduk, annen yazmıştı" deriz :) O da kalır nereden çıktı bu teyzeler diye...

Adsız dedi ki...

Sozunu ettigin Nike ayakkabi ve basketboll topun hala hayattalar.Onlari ozenle tavan arasinda sakliyorum.Haberin var miydi?Dante'ye buyuyunce gosterirsin.Opuyorum.


Annen

ela selin dedi ki...

O kendi kadar topu nasil da kaldirip potaya uzatiyor öyle ya! Aferim sana Dantecim. Weiter so!

Sebnem'den dedi ki...

Geleceğin Hido'su..Dante!!!
Artık yaşlanınca gururla seyrederiz NBA'de..

Açalya dedi ki...

Arkadaşlar bu çocuk birşeyler olacak ya, hadi bakalım...

denizanasi dedi ki...

neden olmasın:) benim de hayallerimden biridir. basket oynaması..

zihni dedi ki...

"sağlam kafa sağlam vücut" ilişkisi:)

gen durumu çocuğun gelecekteki başarısının yarısını garantili gösterse de,
bu bilinçli ilgi diğer yarısını koparacağa benziyor.

yalnız bilim adamı, yalnız popüler sporcu, yalnız prof. yalnız müzisyen olunabilir de,

üçünün bir arada olabildiği, bunlardan bilimadamlığının bir adım ileride, ardından diğer yeteneklerin geldiği bir kompozisyon en mükemmel modelimdir.
kendi çocuğumda da görmek istediğim ve umudumu yeşerttiğim bir durum....

Dante Bey'e de yakışır:)


"anasına bak oğlunu al,
kenarına bak bezini al" (bezi kalsın)

olacağa benziyor.

"babasına bak oğlunu al" da olabilir de,
hani biz kız tarafıyız ya, o yüzden anasını özne yaptık:)

SerpiL dedi ki...

hayalleri ertelemene gerek yok oğlunla birlikte gerçekleştir işte.dahada zevkli hale gelir hem ne dersin?

Açalya dedi ki...

Zihni bey,
Koltuklarim kabardi, gune guzel basladim, ne guzel yazmissiniz, tesekkur ederim.

Açalya dedi ki...

Serpil, eskiden hayalimdi basketbolcu olmak, simdi degil, ama Dante olursa da elimden gelen her destegi veririm. Burda universite sinavi gibi naneler de olmadigi icin daha kolay isi onun.

Reichan Impram Açar dedi ki...

emerken bile mi? hâlâ emzriyor olmanı tebrik ediyorum

Berceste dedi ki...

Severim seni de kendinden buyuk basketbol topunu da! Annenin(anneanne yani) yazdiklari da beni duygulandirdi. Dante'nin en kisa zamanda o topla da oynamasi dilegi ile...

* YeLiZ * dedi ki...

Eskiler dogru soyluyor ; simdiki cocuklar cok akilli , zeki ve cevik
Yaptiklari bizi hep sasirtiyor
Hepsi birbirinden akilli
Biz anneler alistik ama etraftakiler sasirmaya devam ediyor :)