Dante`nin 20 aylıkken geçirdiği bir kaza sonunda yaşadığımız üzücü bir durumdan sonra, internet başında sabahlara kadar, gözümün önünde yıldızlar uçuştuğunu görene kadar, gözlerim kan çanağına dönene kadar, bu konu hakkında araştırma yapmaktan, aynı şeyi yaşamış insanların forumlarını okumaktan, sorulara verilen cevapları okumaktan kafamın kazan gibi olduğunu, kafamın karıştığını, adeta yaşama küstüğümü hatırlıyorum.
Tammo ise olaydan sonra, aklı selim bir bilim adamı ve soğukkanlı bir insan olmasından ötürü sadece güvendiği bir iki "hakemli" bilimsel websitesinde bu konuda yazılan bir iki bilimsel yazıyı okuduğunu ve kafasında bu konuyu bitirdiğini bliyorum. Artık onun gibi olmayı beceriyorum. Çünkü gözümle gördüm ki, rasyonel olmak için, doğru yerlerden bilgi almak ve soğukkanlılığını yitirmemek gerekiyormuş.
Bir önceki yazıma gelen, "doğal olarak" kafası karışmış yorumları da görünce, bunun ne demek olduğunu çok iyi bildiğimden, bu yazıyı da yazmayı borç bildim.
Gelen yorumlardan, internet üzerinden okuduğum Türkiye gazetelerinden ve telefonda konuştuğum Türkiye`deki yakınlarım ve arkadaşlarımdan öğrendiğime göre kafalar fena halde karışık.
Hatta bugün, diş hekimliği bölümünde okuyan ve hastanede pratik yapmaya giden yeğenimle chat`leşirken "aman dikkat et teyzem, hastanelere gidiyorsun, risk altındasın, aman diyeyim şu aşıyı yaptır" dediğimde, bana "ama teyze, domuz gribi aşısından biri ölmüş ve içinde civa varmış, bizim hoca bile yaptırmayacağını söyledi sınıfta" deyince artık Türkiye`de (zaten çoğu şey yanında) bu konuda da birşeylerin gerçekten yanlış olduğunu anladım.
Ben Türkiye`de yaşasaydım, bu aşıyı ilk yaptıranlardan olurdum. Niye mi? bakın, yaşadığım ülkede kimse birbirine dokunmaz, sarılıp öpüşmez, öyle olur olmadık zamanda el sıkışmaz, çocuklar bile öksürürken kollarının dirsek bölümüne öksürür (övünmek olsun yine anasını satayım, Dante bile öksürürken koluna öksürür) sabah akşam banyo yaparlar, ellerine zırt pırt mikrop öldürücü jel sürerler, otobüs, metro gibi şeylere ancak New York City falan gibi büyük ve kalabalık şehirlerde binilir, Amerika`nın geri kalanı daha otobüs nedir bilmez, yani toplu taşıma araçları hastalığın yayılması için çok uygun (bizim şehirde otobüs seferlerinde azaltmaya gidilecekmiş, yolcu eksikliğinden, bomboş otobüsler ve öyle sık sık da değil, 45 dk`da bir varsa şanslısınız), yani millet bizim gibi otobüslerde minibüslerde kucak kucağa gitmiyor...
Bugünlerde Türkiye`de, eğer otobüse biniyor ve durakta inmek için o kapı yanındaki demire tutunuyorsam herhalde aklım çıkardı. Yada yanımdaki könk könk öksürüyorsa otobüste...siz istediğiniz kadar elinizi yıkayın! Hastalık bu kadar yakın!
Bu saydığım şeylerin hangisi yapılır bizim ülkemizde? şapkanızı koyun önünüze, öyle bak "milletini aşağılıyor" komplekslerinden arınmış halde düşünün...Ben Türkiye`de yaşasam aşı olurdum hemen!
Bugün Dante`nin cimnastik dersinde karşılaştığım mühendis bir anne, Dante`nin aşı olduğunu öğrendiğinde, derhal nerede ve ne zaman yapıldığını ve hemen o da oğlunu götüreceğini söyledi. Burada insanlar spekülasyonlardan daha uzak, daha iyi bilgilendiriliyorlar, bilgiye ulaşmak için TV ve gazeteye kulak vermiyorlar.
Ülkenin başındakilerin bile bilim adamlarının dediklerine kulaklarını tıkadıklarını, halkı yanlış yola sürüklediklerini gördükçe deli oluyorum. Bakın, burada Obama`nın kızlarına, okullarındaki her çocuk gibi, domuz gribi aşısı yapıldı, Obama ve eşi de aşı olmak için, önce risk grubundakilerin aşısının bitmesini bekliyorlarmış.
Bizim liderlerin, salgın önlemi için halka örnek olmak için kollarını açıp uzatacaklarını, yada çocuklarını aşılatacaklarını geçtim, bir savaş halinde, aileleriyle beraber ülkeyi ilk terkedeceklerden olmayacaklarını kim garanti edebilir?
Bir ülke liderinin, "ellerimi yıkarım olur biter" deyip, milyonları etkilemesi yerine "haydi çocuklar aşıya" demesi, "baş öğretmen"in tahtaya latin harflerini yazmasıyla hafızalarımıza kazınan o güzel fotoğrafı gibi, onun da hemşireye kolunu uzatırkenki fotoğrafını görmeyi çok isterdim. Ama olmadı malesef...spekülasyona bile bile çanak tutuldu, eğitimli insanların bile aklı karıştırıldı...
Fazla konuşmaya gerek yok, sizi daha bilimsel bir ortama sokacağım şimdi.
Açık Radyo`nun, mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Selim Badur ve Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu bilim danışma kurulunun da üyesi olan, İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve İmmünoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şadi Yenen'le yaptığı röportajları okumanızı ve dinlemenizi tavsiye edeceğim. Ayrıca aynı yerde, Türk Tabibler Birliği`nin domuz gribi ile ilgili sorulara verdiği yanıtları bulabilirsiniz. Ayrıca, İngilizce bilenleriniz, ABD`nin sağlık konularında güvenilir kaynağı Centers For Disease Control and Prevention `ın bu konuda verdiği bilgileri ve Avrupa`nın, salgın hastalıklar araştırmaları hakkındaki önde gelen yayını Eurosurveillance` ın bu konudaki yazısını lütfen okuyunuz. Zamanım olduğunda, çevirisini yapıp buradan yazmayı düşünüyorum. Ben sizin için çevirisini yaparken, siz de bu arada üşenmeyin, Açık Radyo`nun bu hizmetini okuyun ve dinleyin lütfen! Çok şey öğreneceksiniz. Aklınızdaki o bulanıklık geçecek.
İlk defa gerçekten kastederek,
Sağlıcakla kalın...
Not:
Bu yazıyı yazdıktan saatler sonra Yok ki`den gelen yorumla, onun da bu konuda risk gruplarını da anlatan, bilim insanı hassasiyetiyle yazdığı yazısını gördüm. Daha da bilgilenmek için lütfen okuyunuz.
Perşembe, Kasım 05, 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

47 yorum:
Acalya,
Cok guzel, net bir yazi olmus. Kesinlikle katiliyorum sana. Bugun ben de yazmistim domuz gribiyle ilgili bir seyler, senin bu yazini referans vererek verdigin baglantilari ekledim o yaziya. Ne kadar cok insana ulasirsa bu bilgiler o kadar iyi.
Sevgiler
tesekkur ederim, dileklerim ayni.
Dante ne kazasi gecirmisti yaa :( O
Supersin Acalya
Ben sahsen kafasi karisiklar gurubundaydim
Bu arada eger o kucuk adam koluna oksuruyorsa ben onun o kolunu yerim !! Bilenler bilir oksuruk hapsirik isine asiri takintiliyimdir oldum olasi , hele ki bu virusler cikti ....
Oksururken agzinizi elinizle kapayin derlerdi eskiden inanabiliyormusun , ee sonra ne oluyor o el ? :)
Bak bunu Ilyas'a simdiden ogretmek lazim ,yani asiyla ilgili bilgi alalim derken bak daha neler cikti hehe
Ya bizim doktorda normal grip asisi bile kalmamis..Yarin gene aramali..
Harikasin Acalya. Bu konu bu kadar net bir sekilde anlatilabilir. Risj grubunda oldugum icin ben de bugun asilandim. Doktor icinde civa bulundugunu ama herhangi bir kaygi duymamam gerektigini belirtti. Zaten elime verilen kagitta 2004 yilinda yapilan bir arastirma asida bulunan thimerosal ile autism arasinda baglanti olmadigini gostermis. O yildan beri calismalarda ayni sonucu gostermis.
Benim de kafam karisikti ama risk almak istemedim cunku bir suru universite ogrencisinin bulundugu bir ortamda calisiyorum. Ne kadar elimi yikasam, hand sanitizer kullansam bile hamile iken risk alinmamali. Hamilelere inactivated olan veriliyor burundan yapilan da canli virus bulunuyor.
Zaten eger asi uretimi artinca da herkesin olmasi konusunda oneride bulunuyor.
Tam ihtiyacim olan bir zamanda yazmiisin Acalya'cigim, tesekkurler. KArdesimin 11 aylik oglu var, o merak etmisti asi olayini, hemen seni okumasini tavsiye edecgim.
Bu arada hala ugrasiyorum, ikinci bir fikir aldik, sonra yazarim, cok opuyorum, sevgiler....
Canım ben Türliyede olsam - ki buradayım- asla yaptırmazdım.. buraya neyin geldiğini gittiğini aşının ne olduğunu olmadığını asla bilmiyoruz/bilemeyeceğiz.!:=)
anlatabidil mi ?
5 sene sonra " aa upzzz bize bilmem neli aşı göndermişler " diyebilirler.çernobilli çayları ekranlarda lüpürdetmeleri gibi!!
siz en iyisi mi oralarda olun oralardainsan hayatı buralardakinden daha değerli.
biz ki diğer tüm aşıları olmayı bıraktık, grip aşısı hiiç mi hiç olmadık bunu da olmayaverelim :=)
Bu kadar bilgi için ayrıca teşekkürler. Bir kere daha buralarda kalmış olduğumun sıkıntısını yaşadım birden
Cok faydali bir yazi olmus, tesekkuru borc bilirim. Bende 27 aylik kizima yaptirmayi dusunuyordum, simdi iyice emin oldum.
Anladigim kadariyle Turkiye'de durum biraz karisik, anliyorum oradakilerin kafasinin karismasini,
zor bir durum tabii.Suan orada yasiyor olsaydik belki bizlerde bu kadar emin olamazdik. Dante'nin koluna hapsirmasina bayildim, cok tatli.
Ovuneceksin tabii, boyle cocugu olan herkes ovunur,
ovunmeli. Blog aleminin prensi o, bayiliyoruz ona biz.
sizde saglicakla kalin.
Serap from Arizona :o)
Duyduğum vakalar o kadar arttı ki, sanırım o aşılar bizim çocuklara ulaşıp, yaptıralım mı yaptırmayalım mı kararını verene kadar çoktan geçirip bağışıklanmış olacağız. Çalıştığım kampüste 4 tane vaka tespit edilmiş (domuz gribi teşhisi konursa şirket doktoruna bildirmeniz bekleniyor).
Acalyacim, eline saglik, cok net ve etkileyici bir yazi olmus. Biz de yarin sabah dusuyoruz asi yollarina, insallah yaptirabiliriz.
Cok yazik Turkiye'de kafalarin bu denli karismis olmasi. Kimler gercekten "uzman" anlamak zor. Asidaki civa meselesi sanki yeni bir seymis gibi domuz gribi asisi icin yeni ortaya cikti gorunuyor. Halbuki cogu asida var.
Bastaki cahil cuhela tayfasi da iste boyle her meseleyi oldugu gibi bunu da yuzlerine gozlerine bulastirdilar. RTE beyin kendisi asiyi kapali kapilar ardinda olmadiysa noliim... P...nk herifler.
Acalya her seyi cok iyi anlatmissin, bizde esimle dün olduk H1N1 asimizi, kizim icin önümüzdeki hafta doktoruna gidecegiz..Yan etkisi sadece igne yapilan kolda hamlamaya benzer bir kas agrisiydi.. Gerci yazdim bende blogta ama tabi seninki daha aciklayici ve güzel olmus ellerine saglik
türkiyede annemlerinde kafasi bulnamis, ee normal öyle bir medya vede devlet büyükleri varken nasil bulanmasin...
Sevgiler
Yeliz,
Kola oksurmeyi ogretmenin tam zamani, Dante de Ilyas yaslarindayken ogkenmisti gore gore, oksurdugunde kolunu agzina ben koydum her defasinda, oyle oyle derken artik refleks oldu.
Umarimm asi yaptirabilirsiniz.
Ycurl,
Evet hele sen ve Yok ki`nin asi olmasi cok iyi olmus. Siz surekli deneyler yapan, hastane ortamlarinda bulunan bilim insanlarisiniz. Hamileligini buradan da tebrik ediyorum, cok sevindim adina.
Aybike,
Isine yaradigina cok sevindim. Verdigim linkleri de okumasi cok iyi olur tanidiginin. Keske herkes `ben yaptirmam` demeden once bilimin sesine kulak verse!
Ayca,
Sizler gibi akli selim insanlardan daha fazlasini bekliyorum ben, ornegin guvenilir ve hakemli bilimsel journal okumak gibi.
Turkiye`de olsam kesinlikle yaptirirdim asi derken verdigim ornekler hic ciddiye alinmamis, sadece olayin perde arkasi gibi bir komplo teorisine takilinmasi beni cok uzuyor.
Umarim verdigim linkleri okuma firsatin/zamanin olur. (ki zamansizliktan okuyamadigini tahmin ediyorum) Okusan belki daha rasyonel dusunebilirsin.
Serap,
Yararli olduguna sevindim, tesekkur eedrim sozlerin icin. Umarim kizina asi yaptirabilirsin biran once. Hele oyun gruplarina falan gidiyorsa.
Damla,
Korkarim vakalar artacak, salgin oturdu artik diyorlar, bir yere gittigi yok yani...Umarim asilar sayesinde kontrol altina alinacak.
Yesil Erik,
Ya evet bu civa olayini zaten, bilimsel bir yazi okudugunda insanlar anlayacaklar...TV`den gazeteden ordan burdan duyup, o civayi etil civa degil de termometre civasi sanan milyonlarca insan var. Yahu o kadar civa degil asida, yedigimiz kutu ton baliginda, balik tezgahlarinda satilan balikta bile var...Ahhhh ahhhh cok doluyum!
Esin,
Tesekkur ederim, Almanya`da da basladigini duymustum, ve senin yazini okumadan hemen once, Almanlarin da kafalarinin cok karisik oldugunu ama gun gectikce daha fazla insanin asi yaptirmayi kabul ettigini duymustum...senin yazinda anlattiklarin da bunu dogruluyor. Iyi ki yaptirmissiniz.
Acalya,
Pratik annenin yazisina yorum birakmistim buraya uygun diye ekliyorum:
Evet hakli olabilirsin ama pubmednetten son yayinlanan bilimsel makalelerden birisinde soyle bir sey var:
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19850275?itool=EntrezSystem2.PEntrez.Pubmed.Pubmed_ResultsPanel.Pubmed_RVDocSum&ordinalpos=3
Evet FDA asilar icinde kullanilmasi gereken miktari dusurdu ama kullanilan miktarlar oldukca dusuk gorunuyor:
http://vaccinesafety.edu/thi-table.htm
Arti baligi gec high fructose corn surup iceren yiyeceklerde bile az miktarda uretiminden dolayi civa bulunuyor. (http://ehjournal.net/content/8/1/2) Ve isin aci tarafi bu calismada bulunan miktarda asida bulunan miktarin epey ustunde. Arti ne kadar cok urunun icinde HFCS bulundugunu yazmak bile icimden gelmiyor.
Simdi icine thimerosal iceren asi oldugum icin savunmaya mi gectim bilemiyorum :))
ycrul,
Kendin ve bebegin icin en iyisini yaptigina inaniyorsan, asla pisman olmayacaksin. Ben zaten biliyorum, bu asiyi yaptirmadan once bin kere dusundugunu ve sizin icin en iyisini yaptigini. Sen sokaktaki adamdan degilsin, bilim insanisin, calistigin alandan dolayi en iyiyi biliyorsun, yaklasimin da farkli sokataki insandan ve risk altindaysan zaten bebegini de korumak en dogal hakkin. Ginger ale olayini da bilmiyordum, ogrenmis oldum.
bir de şöyle bir durum var.mesela ben tatmin oldum aşı yaptırmak istiyorum ya, şu an yaptıramıyorum zira caanım devletimiz sadece 30bin aşı almış ilk aşamada. önce sağlık personeli, bir ay sonra çocuklar ve daha da sonra biz sağlıklı ebeyevnler aşılanabiliyoruz. yani salgın iyice salındıktan sonra ancak bize sıra gelebiliyor.bence bu durumu gizlemek için de biraz kafaları bulandırıyorlar. bi düşünsene herkesin ikna olup aşı yaptırmak istediğini. nasıl bir izdiham çıkardı sadece 30 bin aşı için.
Hulya,
Komplo teorisinin en verimli mekani malesef Turkiye. Guven kalmamis kimsede, benim de yok zaten...bir de buna umitsizlik eklendi...
Amerika`da da gani gani degil asi, hala uretiliyor, taleplere cevap verilmeye calisiliyor. Amerika`da da biz sirada beklerken orta yasli bir adam, asi yapilacak kisilerin yas araligini yanlis anlamis lacak ki, o da siraya girmis, hemsireler sirayla siradakilere soru sorarlarken, sira adama geldiginde aciklarlarken duydum, risk grubundaki cocuk, ogrenci, ogretmen, saglik calisanlarindan sonra diger normal insanlara da yapilacagi ama ne zaman yapilacagini tarih olarak veremeyeceklerini soylediler...Yani Turkiye icin yapilabilecek bu tur bir komplo teorisi, sadece teoride kalir. Durum `gunah kecisi` Amerika`da da ayni...
Bilmiyorum orada yapılan enjeksiyon aşı,tek dozluk flakon ya da enjektörde mi?Türkiye'de aşılar 10 luk flakonlarda ve her doz,25 mikrogram civa içeriyormuş.Tek dozluk olanlarda 1 mikrogram ve daha az civa var.Şimdi risk grubunda olan ve 36 aydan küçük bir çocuk düşünelim.Mevsimsel grip aşısını 1 ay arayla 2 doz olmuş olsun.H1N1 aşısı için sırası geldiğinde yine 2 doz olması gerekecek.Bu civayı oral değil,direk dolaşım sistemine alacak.Bununla ilgili ya da bu kadar çok civanın IM alınmasıyla ilgili hiç çalışma yok.Bizde yapılan aşıda,prospektüs bilgisi olarak "4 yaş üzeri içindir" yazıyor.H1N1 aşısının etkinliği ve yan etki profilinin,mevsimsel grip aşısı gibi olması BEKLENİYOR.Peki ya öyle çıkmazsa!Ben,aşı tekli flakonlarda olsaydı olacaktım.Şimdi kararsızım...Günlerdir sizin yazdıklarınız da dahil,nette okuyorum,araştırıyorum.Tarafsız bilimsel kurum ve kuruluşlar olduğuna inanmak istiyorum,ama soru işaretlerini atamadım.Bir de salgın oturdu,hatta geldi geçti sanırım,çocukların aşılanmasına daha 1 ay var neredeyse.Son 1 aydır görülen griplerin yüzde 98 i H1N1 ise,herkes geçirdi gibi...Aşıya da pek lüzum kalmadı sanki...
Kursunkalem,
Asilarda kullanilan civa, `etil civa`, yani vucut tarafindan atilan civa. Sadece grip asilarinda degil, asilarin hepsinde var. Hayatmiza yeni girmis birsey degil.
Ornegin yedigimiz bircok balik turundeki, sebze meyvedeki, yedigimiz bircok seydeki, vucutta birikme yapan `metil civa`dan korkmak gerekiyor. Asilardaki `vucuttan atilan etil civanin` sagliga bir zarari yok.
Amerika`da yapilan burun spreyi asida ise etil civa dahi yok.
Hakkinizda en hayirlisi olsun demekten baska artik hicbir sey gelmiyor aklima. Sevgilerimle.
Not: blogunuzu gorebilmem icin bana davetiye gondermek ister misiniz?
blogacalya@gmail.com dan bana email atin, ben size baska bir email adresi verecegim.
Evet,ama bu etil civayı yemiyorsunuz,enjekte ediliyor.Bir de MF59 meselesi var.Burada şu anda yapılan focetria'da kullanılan adjuvant madde.Yıllar önce,körfez savaşında amerikan askerlere uygulanan deneysel şarbon aşısında kullanılmış ve sonraki yıllarda,bu askerlerde pek çok romatizmal hastalık çıkmış.Bilimsel konularda doğru tek olmalı,ama hiçbir zaman evdeki hesap çarşıya uymaz ya da "hastalık değil hasta vardır".Yani,sözkonusu aynı hastalık ya da ilaç-aşı da olsa da sonuçları tahmin etmek her zaman önceden mümkün olmayabilir.Hatırlarsanız yıllar önce,çok büyük reklamla piyasaya sürülen 2 antiromatizmal ilaç,1-2 yıl sonra apar topar piyasadan toplanmıştı.
Bizim şu anda kullandığımız çocukluk aşıları civa içermiyor.
Salgın durumunda,böyle kitlesel aşılamalar yapmak yerine,daha güvenli olan aşılarla,risk grubunu öncelikle aşılamak daha iyi olur muydu bilmiyorum...
Bu arada,benim blogum,oğlumla ilgili bir annelik günlüğü..Yine de ilgilenirseniz,davet yollarım.
Hoşcakalın...
`Correlation does not imply causation` (iki sey arasindaki baglanti, neden sonuc iliskisi anlamina gelmez) denir ya bilimde.
Ornegin bazi asilarin cocukta otizme yolactigi dusuncesi gibi. Oysa bu coktan curutuldu ve otizm ile asilarin bir baglantisinin olmadigi belirtildi.
Ornegin, kirmizi isikta durdugunuzda, kirmzii isigin yanmasina siz sebeb olmus olmuyorsunuz...
Ornegin, Meksika`dan Amerika`ya ithal edilen limonlarin tasindigi tirlar, Amerikan otobanlarindaki artan olumlu kazalarin nedeni olamayacagi gibi.
Belki de, evimizden disari cikmamaliyiz bu salgin gecene kadar (ki salginlar kontrol altina alinmadigi surece etkisi yillara yayilaiblir...tipki yillar once ozellikle ABD`yi kasip kavuran polio hastaligi gibi...yada yillar onceki Ispanyol gribi gibi...ilk basladiginda bu kadar etkili olacagi dusunulmus muydu?)
Su linkte: http://vaccinesafety.edu/thi-table.htm butun asilarda bulunan vica miktari veriliyor. Sanirim hamilelere verilen tek asilar cunku coklu asilarin yan etkisi henuz denenmemis. Mesela doktor bana ikinci asidan bahsetmedigine gore monovalent single dose o yuzden kursunkalem'in kaygisini anlayabiliyorum. Orada asilari ureten firmalarin aciklamalari da var ben de bu bilgileri o linklerde bulunan dokumanlardan okudum.
H1n1 evet aynen mevsimsel grip gibi Iowa'da yasayan arkadasim ve oglu gecirdiler. Neyse ki yuksek ates ve zaturreye donusmedi onlarin ki. Yani asi olmadan atlattilar ama bu demek degildir ki herkesin bu virusu bu sekilde atlatabilecegi. O yuzden Turkiye'de eger coklu olandan veriliyorsa kayginizi anlayabiliyorum. Ama risk alindigininda farkindasiniz umarim. Bu gribin en ayirdedici ozelligi yuksek ates ile zaturreye donusmesi ve olumlere yolacmasi. Su anda bu virus var belki cogu kisi bunu normal grip seklinde atlatiyor ama yine de risk grubu icinde olunca dezavantajlarini da dusunmek gerekli gibime geliyor. Yani siz ne kadar dikkat etseniz de baskasindan size gecmesini nasil engelleyebileceksiniz?
Adjuvant meselesi benim de kafami karistirmisti ama unadjuvant olanlari uretmeleri sanirim uzun sure alacak o yuzden ona ulasmak neredeyse mumkun olmayabilir kisa donem icinde.
http://video.biyoturk.com/video/domuz-gribi adresinde de cok güzel domuz gribi haberleri videosu var arkadaslar.tavsiye ederim.
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1159494&AuthorID=60&b=Dayan yoldas &a=Ece Temelkuran&ver=66
domuz gribini atlatan ece temelkuran yazmış
Guzel yazi, severim o kadini. Domuz gribi oldugu kanaatina varilmis, kim varmis? teshis mi konulmus? evde kakara kikiri mi yapmislar da bu kaniya varilmis `domuz gribi oldun sen` diye. Greyfurtla gecirmis demek bu hastaligi...simdi Hulya, al sana bir komplo teorisi daha, greyfurtcular bu sene grip mrip, mali vurmak istiyorlarmis. Kabzimalcilarin baskani Ece`ye bir kasa bedava greyfurt gondermis, `bacim elini etegini opem, bizim ciftci ac sefil` satilsin su greyfurtlar` demis. Ece de bu duruma uzulmus, yazmis.
Bu sene turp ve bal saticilari da voleyi vuracak, niye? millet turbu oyup bir gece onceden oyugun icine bal koyacaklar, sabahina icecekler, oksuruk dahil biseycikleri kalmayacak. Yurdumun turbu, bali, greyfurdu satilsin, yerli mali yurdun mali...
Yüksek ateş ve pnömoni mevsimsel influenzanın da sonucu olabiliyor risk gruplarında.O yüzden,risk grubuna bu aşının yapılması taraftarıyım.Ben de oluyorum,hatta eylül başı ailecek olduk.Benim kaygılandığım,ycurl un dediği gibi,çoklu doz aşının yapılıyor olması.Tabi pandemi durumunda,aşıyı yeterli üretmek için bu yola başvurmuş olabilirler.Ancak,bu aşının riskli olabileceği gruplara(gebeler gibi) dahi,tekli aşının gelemiyor olması düşündürücü...
İki şey arasındaki bağlantı,neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez,evet ama aksi ispat edilene kadar ve bu 2 yıl sonra gösterilirse ne olacak?Evet civa içeren aşıların otizm yapmadığı ispatlandı,ama bu arada ülkemizdeki aşıların neredeyse tümü civa içermeyen,tekli formlara dönüştü.Bence de çok iyi oldu.Önceden yapılmayan pekçok aşı(5 li karma ve pnömokok da dahil) ücretsiz yapılıyor.Oysa daha önce,parası olanlar,özel aşı diye yaptırırlardı.
Nörologların çoğu diyor ki,bu aşının yan etkilerini biz görüyoruz,ancak ispatı mümkün değil.Aşıyı çoğu önermiyor..
Amacım size muhalefet etmek değil,bilgi paylaşımında bulunmak.Bunun için de teşekkür ederim...Siz şanslısınız,sanırım tekli doz aşıdan olabileceksiniz.
Kursunkalem,
Elbette muhalefet etmediginizi biliyorum, burada citayi yukseltenlerdensiniz...
Bu arada, evet 2-16 yaş arası iki doz sprey, diğer kişiler tekli doz şırınga alacaklar. Dante örneğin ilk doz spreyini aldı, ikinciyi gelecek ay alacak. Bizler tekli doz şırınga alacağız (sıra geldiğinde).
Sanirim Basbakan konuya son noktayi koymus: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12893163.asp?gid=229
Ama benim anlamadigim bu asilari almak icin anlasma yapan saglik bakanligi degil mi? Coklu asilar cocuklar ve hamileler uzerinde denenmemis eger o verdigim linkteki bilgileri okursunuz anlarsiniz. Turkiye Avrupa firmalari ile anlasmis ama onlarin tek asilik asilari da var. Anlasma yaparken bunu gozonunde bulundurmuyorlar mi? Risk grubunda olanlara bu asidan baska bir sey vermeyecegiz demek sacmalik. Sonucta Amerika'da bulunan sprey asi disinda olanlar -yani tek vurumluk asilar da Avrupa firmalarindan geliyor: Novartis, GSK,..- Anlasmayi yapan saglik bakanligi yetkileleri herhalde bunlari okumadan mi anlasma yapiyorlar? Ben boyle sacmalik gormedim ne diyebilirim.
Ingilterede oldugum yillarda okadar rahattim ki? Hic birsey arastirma geregi duymuyordum (doktorun söyledigiyle ilgili) bir güven vardı icimde. Ben doktor degilim ki tip yorumu yapmak banami kalmis derdim. Simdi diger taraftayim ve Açalya demek istediklerini cok iyi anliyor ve yaptiklarini ve araştirmalarini takdir ediyorum.
Malesef Türkiye de kafa karismayacak gibi degil. Neredeyse hic televizyon seyretmem, son dönemlerde iyice güvenim sarsilmasin diye tamamen haberleri takip etmez oldum ama yinede uzak kalip kendi kararinizi veremiyorsunuz.
Geçen hafta yazini okuduktan ve linkleri inceledikten sonra kendime kizmaya başladim. hemen söylenelere kaniyorum galiba diye. Bir iki gün önce teyzemi bransinda cok basarili bir noroloji profosorune goturduk. benim oglumuda goronce konu gene domuz gribine gelmis ve teyzeme kehanette bulunur gibi "sakin yaptirmayin biz norologlar bu asilari inceledik icinde ne var çok iyi biliyoruz ve kesinlikle norolojik acıdan tavsiye etmiyoruz" demis. Amerika farklı Turkiye farkli olabilir demiş.
çocuk doktorumuz ve birçok doktor ve ilaç sektöründe olan insanlarda Turkiyedeki asilarla ilgili pek olumlu konuşmadilar ve ben yine aynı yerdeyim senin yazilarini okuyup keşke ulkemizde basimizda bulunan insanlara güvene bilsek ve kendi kendimize bilmediğimiz bir konu üzerine sacma sapan yorumlar yapmasak. kizamik asisi olur gibi gidip aşı yaptirabilsek keşke.
merhaba,
yorum sayfasi neredeyse bir foruma donustu.(aman yanlis anlasilmasin,bu durum cok faydali).
bir sorum var:
H1N1'den kaynakli olumlerin buyuk bir cogu gribin zaturreye cevirmesinden gerceklesiyır.acaba bizler (risk grubu disindaki eriskinler 24-40 arsi gibi) zaturre asisi mi olsak?
sevgili Açalya uzunca bir süredir okuyorum seni.
bu grip meselesinde bizler için bu kadar uğraşman çok hoş.Pekala ben çocuğumu aşılattım diyip geçebilirdin.kendi adıma teşekkür ediyorum.
Ancak şu var ki ben hala ikna olamadım. Bırak ikna olmayı bu araştırmalar neticesinde oğluma yaptırdığım standart aşılar için bile neredeyse pişman olacağım :?
alakasız olacak ama söylemeden edemeyeceğim seni hep bir zamanlar yazdığın, bir mağzanın ödeme kuyruğunda Dantenin yerde oynamasını kınayan kadına verdiğin tepkiyle hatırlıyorum. Ne zaman senin bloğunu ya da bir yerde yorumunu okusam gözüme hep yaşamışım gibi bu sahne geliyor
:)
sen çok yaşa emi Açalya :D
geçen gün radayoda bir programda gazatecinin biri bağlandı. dj sordu aşı gribi yaptıracak mısınız, ropörtaj yaptıgınız gazateciler ne diyor? dedi. gazeteci de dedi ki doktolar tv'nin önünde kayıttayken aşı yaptıtın diyorlar, kayıt bitince bize sakın yaptırmayın diyorlar. ne demeli bu duruma?
http://video.biyoturk.com/video/Domuz-Gribi burada domuz gribi ile ilgili güzel videolar buldum.paylasmak istedim.
adsiz arkadasim,
Tesekkurler paylasimin icin, 2 gun once de bir baskasi ayni linki verdi...ayri kisiler oldugunuzu dusunerek, ilginize saygimdan dolayi ikinci kez yayinliyorum bu linki, lutfen adlarinizi da yazarsaniz sevinirim.
sellam
profilindeki yazi çok hoş.:)
Sermin,
O gazeteci yalan soylemiyorsa eger (ki bence yalan soyluyor) o doktorlar hem adi, hem yalanci, hem arastirmayan, literatur takip etmeyen hazir yiyiciler, hem de meslekten men edilmesi gereken parazitler.
Ben Turkiye`deki doktorlarin mesleklerinde, pratikte cok iyi olduklarini, ancak ne yazik ki çoğunun, tıp literaturundeki son gelismeleri de dahil olmak uzere, baska ulkelerde tıp dünyasında neler olup bittiğini araştırmadıklarını düşünürüm hep. Tecrübelerimden söylüyorum, kıçımdan atmıyorum.
Hande, dileklerine katılmamak mümkün değil. Keşke daha net olsaydı herşey değil mi?
Ben de şöyle duydum; nörologlar aşı sonrasi kolda uyuşma şikayetlerini incelediklerinde, şikayetin tamamen psikolojik olduğu kanısına varmışlar.
e.t,
Bence yaptırdığın rutin aşılar için pişman olma. O aşılardan hepimiz olduk zamanında.
Teşekkür ederim, ayrıca beni eskiye götürdün :)
özgeozb,
Zatürre aşısını yaptırıp yaptırmamayı doktornuza sorun lütfen.
Kaldı ki zatürre aşısı herkese yapılmıyor, 65 yaş üstü olmanız, 2 yaşından büyük olup bir sürü hastalığınız olması gerekiyor...aslında bir dakila ben bu konuda bir araştırma yapayım ve buraya bir link kopyalayayım;
http://www.zaturre.com/zaturre/front/index.jsp?siteCode=TK_ZA
yukarıdaki linkte zatürre hakkında bilgilenebilirsiniz, kimlerin aşı yaptırması gerektiğini de yazıyor. Sonuna kadar okuyun derim.
Mustafa Şenalp,
Teşekkür ederim, hoşgeldiniz.
türkiye de kafamız o kadar bulandı ki..gerçek hangisi,ya da hangisi hükümetin bir oyunu diye kafa yormaktan canımız çıkıyor.
kime, neye güvenmemiz gerektiğini bilemiyoruz.
bu domuz gribi spekülasyonları ilaç firmalarını zengin etmek için planlanmış bir durum mu??
bir tv programında her yıl gripten ölen insan sayısını,kuş giribnden ölen insan sayısını ve domuz gribinden ölmesi muhtemel insan sayısını duyduktan sonra bende bunun ilaç firmalarının bir oyunu olduğunu düşündüm.
bunun yanı sıra bir çok ülkenin ve türkiyenin sağlık politikalarını kıyaslama yoluna gittiğimde de yurtdışında yaşamış bir hocamın anlattıkları geliyor hemen aklıma. öyle trdeki gibi her hastalanana antibiyotik vermiyrlar.sağlık konusunda çok hasssaslar demişti..
kafam hala bulanık..
şu an derse girmem gerekiyor ama dersten çıktıntan sonra verilen linklerdeki makaleleri hemen okuyacağım.
umarım bu bulanıklığı yok edebilir.
teşekkür ettim açelya abla,linkler için.
ağzına sağlık, eline sağlık...
hiç tv seyretmiyorum... seyretmemekle de iyisini yapıyorum. Kafamın karışacağı yok sadece sinirlerim bozulmasın diye. Aşı olacağız da aşı yok ki... Halen gelmemiş. Hacı Adayları ve sağlık çalışanları oldu, geri kalan riskli grup bekliyor...
“75 yaşındaki virüs uzmanı Adrian Gibbs, `Yaptığım incelemede bu virüsün bir laboratuardan çıkmış olma olasılığını çok yüksek olarak buldum` dedi”
Yakın bir zamana kadar, DNA, içine girilmez bir alandı. Ama bugün çok net biliyoruz ki, genetik sarmallar rahat açılabiliyor ve istenildiği gibi kromozom dizilişine eklemeler, çıkarmalar yapılabiliyor
Genetik yapısıyla oynanmış gıdalar, doğrudan genetik yapıyla ilintilenen aşılar, tıpkı bilgisayarımıza şu veya bu şekilde giren virüs programları gibi, kendini sistemle entegre eden programlarla pekala insan genini değiştirebiliyor, yapısını bozabiliyor ve hatta yavaş yavaş ölümüne yol açabiliyor
Yakında, insan beden malzemelerinin üretildiği laboratuarlardan söz edilirse şaşmayın. Bunların dini ve hukuki boyutları yıllardır tartışılıyor. Hızla o yöne doğru gidiyoruz
Biliyorsunuz son olarak Domuz Gribi diye bir hastalık gündemde. Ve tabii aşısı da Dünyada haysiyet sahibi bilim adamlarından aşıya ciddi tepkiler var. ‘Bu aşı, bir hastalığı yok etmek için üretilmedi, aksine insanlığa yeni bir hastalık taşımak için üretildi.’ diyorlar.
Hayır, sizi temin ederim bu aşı sadece hastalık getirmiyor, transgenetik ‘terminatör genler’ de içeriyor. İnsan tabiatını yavaş yavaş meshedecek ve onu başka bir varlığa dönüştürecek genler "
ŞİMDİ OLAYI İSTERSENİZ TÜRKÇE KONUŞALIM
1-DOMUZ GRİBİ AŞISINDA DOMUZ KANI VAR..
2-BU AŞININ İÇİNDE KISIRLIK YARATAN YAN ETKİ VAR.
3-BU AŞININ İÇİNDE İNSANIN GENETİK YAPISINI BOZAN MADDELER VAR.
4-BU AŞININ İÇİNDE DÜNYADA BİR NUMARALI KANSOROJEN MADDE ÖZELLİĞİ TAŞIYAN FORMALDEHİT BULUNUYOR.YANİ AMERİKA YASAKLI OLAN AVRUPADA YASAKLI OLAN BİR MADDE..(AMERİ KADA BU AŞIYI VURULAN VATANDAŞ DEVLETE DAVA AÇMIŞ)
ŞİMDİ İŞİN SOSYOLOJİK BOYUTU
1-ALMANYADA HÜKÜMET YETKİLİLERİ BÜROKRASİ KESİMİ CİVASIZ AŞIYI KULLANIRKEN, HALKA CİVALI AŞI KULLANACAKLAR BU HABER ALMANYADA DUYULUNCA HALK AYAKLANDI- ÜLKEMİZE GELEN İLK PARTİ AŞI (500 000 AŞI) CİVALI HABERİNİZ VARMI.
2-KUŞ GRİBİ HASTALIĞININ İLACI OLAN TAMİFULU İLACININ FİRMA SAHİBİ Donald Rumsfeld (amerikanın 3. etkili adamı) idi VE 2 MİLYAR DOLAR KAZANDI. ŞİMDİ BU HASTALIĞIN İLACI OLAN FİRMALARIN HEPSİNİN israil FİRMASI OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ. .
3-TÜRKİYE DE CİDDİ OLMAMASINA RAĞMEN SÖZDE BİR KAÇ İLDE ESKİLERİN AJAN LAWRENCE LERİ GİBİ ÜLKEMİZE SOKULAN SÖZDE SANAL HASTALIK İLE HALKI KANDIRAN BU ÜLKE YÖNETİCİLERİ, HABERLERDE YAPILAN DOMUZ GRİBİ HABERLERİ İLE HALKI PSİKOLOJİK OLARAK BASKI ALTINA ALIP KENDİLERİNCE ALINACAK 43 MİLYON AŞININYANİ 1 MİLYAR DOLARLIK AŞININ BAHANESİNİ OLUŞTURDUKLARINI BİLİYORMUSUNUZ.
4-HİÇBİR ÜLKEDE, HATTA ÖLÜMLERİN YAŞANDIĞI ÜLKELERDE BİLE ÜLKE HALİNDE BU KADAR AŞI TALEBİ OLMAZKEN NEDEN TÜRKİYE KOBAY ÜLKE OLARAK DENENİYOR..
Domuz gribi aşısını ilk kullanacak olan ülke türkiye yani kobay
5-DOMUZ GRİBİ HASTALIĞININ KENDİ KENDİNE OLUŞABİLECEK BİR EVRESİ OLMAYAN HASTALIK OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ. YANİ ÖZEL LABARATUARDA ÖZEL HAZIRLANMASI GEREKEN BİR HASTALIK OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ.
Acalya hanim,
iyi niyetinizden hic bir suphem yok. Ama Turkiye'de yasamak/asi olmak, ayni seyleri ABD'de yasamak ile ayni degil. Turkiye'ye gelen asilarin ABD'de yapilanlardan farkli oldugu her yerde soyleniyor. Bir arkadasimdan asagidaki email geldi; ister yayinlarsiniz, ister yayimlamazsiniz ama lutfen okuyunuz. Bazi okuyucularinizi yanlis yonlendirmek istemezsiniz diye dusunuyorum.
" DOMUZ GRİBİ AŞISI GERÇEĞİ
Şimdiye kadar üç firma üretim yapmış:
GlaxoSmithKilne firmasının Pandemrix, adlı aşısı.
Baxter International’ ın H1N1aşısı.
Her ikisininde henüz lisansı yok. Avrupa ilaçlar kuruluşu tarafından onaylanmamış.
Novartis tarafından üretilen Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent .
Amerikan’nın bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler artıyor. Aşılardan ölümler meydana gelmekte. İngiltere ülkesinde kesinlikle böyle bir uygulama yapmayacağını söylüyor. Diğer ülkelerdede durum farklı değil.
Bu aşılar yapıldıgı takdirde: -Guillain-Barre sendromu, Vaskülit, Felç, Anafilaktik şok, ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.
Ayrıca Novartis firmasının geliştirdiği ilacın yan etkilerini Novartisin kendi laboratuvar sonuçlarından okuyabilirsiniz.
Adsız arkadaş,
domuz gribi aşısından kimse ölmez, tıpkı domuz giribinin kendisinden kimsenin ölmediği gibi...Yazılarımı ve verdiğim tüm linkleri okumanı tavsiye ederim...o zaman anlarsın korkuya mahal olmadığını...astımı, şekeri ve kalp rahatsızlığı bulunanların mutlaka aşılanması gerektiğinin önemini yeterince anlatılmalı.
Yorum Gönder