Perşembe, Haziran 02, 2011

Avokadonun en tatlı hali

Maui (Hawaii) 'de bir restoranın bahçesindeki dev avokado ağacının altındaki tabelada diyor ki: "avokadolarımızı çalarken yakalanırsanız, hayatınızın geri kalanını bulaşıklarımızı yıkayarak geçirirsiniz"

Ben avokadoya bir türlü alışamamıştım.

Hani daha olgunlaşmamış, yeşil kabuklu ceviz olur, içinde çıtır çıtır nefis bembeyaz ceviz olur, ağacın altında oturup yeşil kabuğunu taşla kırarsın, kabukları ellerini boyar, haftalarca çıkmaz elinden, kendine hakim olamayıp onlarca yersin, sonra da acayip sivilce yapar, yüzünden de onlar gitmez bir türlü...Ah taze ceviz ah! (Çocukluğumun, ilk gençliğimin damak anıları içindedir)
İşte aynı o tat! İşte avokado benim için o eski tat! Bu nedenle severek ama çok nadir yiyordum. Tabi öyle aman alayım da salataya katayım, guacamole yapayım falan demiyordum. Dante katılara geçtiğinde yoğurdun içinde bol bol yedirdim ama yediklerinin içine kakalama yaşı çoktan geçince yemez oldu avokadoyu.

Satın aldığımda yumuşayıp foslatana kadar beklettiğim için suçluluk duygusuyla bir daha elime almaz olmuştum. Tammo da zaten garibim, hiç öyle "avokado niye almıyorsun kadın? yap şöyle avokadolu birşeyler, bıktık cacıktan, kaşık salatandan" diyen bir adam olmadığından, bizim evde avokado sayfası kapanmıştı.

Ta ki bugün, Dante'nin sınıf arkadaşlarından bazılarının anneleriyle parkta piknik yaparken, Burmalı ve Vietnamlı olan ikisi, avokadoyu ülkelerinde nasıl yediklerini söyleyinceye kadar.
Avokado onların ülkelerinde normalden büyük yetişirmiş. Yarıya bölüp üstüne süt tozu ve toz şeker, yada sadece toz şeker serpip kaşıkla yerlermiş. "Çocukluğumuzda tatlı niyetine bunu yerdik" dediler. Şimdi de çocuklarıyla evde böyle yiyorlarmış, ayrıca meyveli ve ballı smoothie yaparken, mutlaka içine bir tane de avokado katıyorlarmış.

Tabi hemen piknik sonrasında markete uğrayıp iki avokado kaptım, eve gelince blender'ın içine bir taze kayısı, bir mango, bir muz, bir tane de avokado attım, bal ve süt koydum. Çıkan koyu smoothie'yi İkea'nın dondurma kalıplarına döktüm, buzluğa koydum. Nasıl nefis oldular anlatamam! Siz kendi meyvenize kendiniz karar verin. Elinizde birbirine yakışan hangi meyve varsa.
Diğer avokadoyu da kesip üstüne toz şeker serpip yiyeceğim, denedim o da nefis oluyor!

Ben avokadoyla böyle barıştım.

Aranızda burun kıvıran, almaya çekinen, gözünde büyüten varsa (Türkiye'de nerelerde bulunur, kaça bulunur, cep mi yakar hiçbir fikrim yok) hiç olmazsa 1 tane alıp denemenizi tavsiye ederim.

Not: Linkleri özellikle Türkçe linklerden seçtim ki herkes öğrensin, anlasın.

8 yorum:

NarincE dedi ki...

Ben yoğurda katıp bazen krema da ekleyip, et ya da tavuğun yanında servis ediyorum. Bakınız: http://narince-narince.blogspot.com/2011/02/avokadolu-yogurt-sosu-balkabakl.html

Guacomole halini daha çok seviyoruz. Burada çok ucuz olduğu söylenemez, tanesi üç lira.

nalan dedi ki...

Hemen bilgiçliğimi ispatlayayım dedim.Artık marketlerde rahatça bulunuyor350-400 kuruş .Ben bu hafta sonu Anamurda pazardan 150 kuruşa üreticisinden aldım.Ben de Ertuğrula verirken tanıştım ve kızarmış ekmeğimin üstüne limon ve tuzla karıştırıp sürerek yemekten hoşlanıyorum.Senin tarifini de deneyeceğim.
Bu arada epeydir yazışmadık.Dante büyümüş.Ertuğrul da büyüdü.Abi olmaktan çok memnun kardeşine hayran.Hatta geçende onu öpen arkadaşını dövmeye kalkışmış.Çok kızmış:)))

Benden Bizden dedi ki...

Al benden de o kadar! Taze cevize her daim evet ama avakado ile bir turlu barisamadim, yiyemedim mereti bir turlu. Hep olgunlasip olgunlasip cope gitti. Bir de toz sekeri deneyeyim bakalim. Yorumlardaki diger tarifler de ilginc gorunuyor ama en iyisi en basitinden baslamak :)

Nihal Maya dedi ki...

oğlumun en sevdiği meyve avakado...Durmadan resmini yapıyor deli oluyor buralarda bulamayıp alıp geldiğimizde aynı ceviz tadını ben demiştim oğlancıkda kütür kütür yemişti :(( sonrasında bu böyle yenmez ağzının olmayan tadı bozulacak diye olgunlaştırdım bu sefer yiyemedi...Bende ayneen bu sevdadan vazgeçtim ama uras vazgeçmedi hala sayıklıyor bende almıyorum o görsel olarak seviyor biliyorum ve imdadıma yetişti yazın en kısa zamanda deneyeceğim...
çok teşekkürler...

Berceste dedi ki...

Acalya, ben salatada uzeri kekikli ve limonlu halini severdim onun. Turkiye'de hic almadim, cok yemyesil buradakiler :((( Olgunlasmasini beklemek gerek. Aslinda sana cekirdegini koklendir de bahceye dik demek uzere yorum yazmaya gitmistim buraya oysa ki! Cay bardaginda koklendirebilirsin. Dante'ye de yeni gozlem konusu cikar hem.

Papatya dedi ki...

2008de bir ara yazmıştım Avokado hakkında http://www.greekturkish.com/turkish/bay-ve-bayan-avokado/ ama geçenlerde Yorgo her zaman aldığı manavdan daha ilginç bir şey öğrenmiş ki önceden bize yine bir manavın söylediklerini çürütüyor... eh, bu yeni haberi de yine yazıp bilgileri güncellemem lazım benim de :) Ben de alıştım artık, çok severek yiyorum. Çocukluğumuzda yoktu, alışmamıştık. Ama burada da yetiştiği için çok bol bulunuyor. Çooook faydalı, keşke bütün çocuklar yiyebilseler.

Ayten dedi ki...

Merhaba Acalya, blogunu yeni kesfettim ortak arkadasimiz Hadiye'den. :)
Ben ilk defa avakadoyu 15 sene once TR de yemistim, Mersin'li bir doktor arkadas bize tattirmisti sagolsun. O zamandan beri severim. Ben de ilk balla karistirilmis olarak yemistim. Ama Amerika'ya gelince salata ve degisik tariflerini gorunce daha da bir muptelasi oldum. Ozellikle salatada ailecek severek yiyiyoruz tavsiye ederim. :) Yada gece vakti atistirmak istediginde, sade dograyip uzerine biraz tuz ve karabiber iyi gidiyor. :)
Sevgiler,

Sare dedi ki...

Avokado ya küsülürmü? Bahçeye iki tane fidesini diktik . Bu sene çiçek açtılr bakalım meyve durumları nasıl olacak. Balla ve yoğurtla kesinlikle ben ayrıca yeşil salataya da doğrayıp üzrine limon- zeytinyağı pek yakışıyor.