Cuma, Haziran 17, 2011

Kars'a gidiyoruz

Kars dendi mi burnumun direği sızlıyor. Bunda, Orhan Pamuk'un "Kar" kitabının, Kars kaşarının falan da etkisi mutlak vardır ama en büyük nedeni, yirmili yaşlarımın başında, ablam orada öğretmenlik yaparken ziyaretine gitmiş, şehri görmüş olmam.

Ardahan'ın Damal ilçesinde mecburi hizmetini yapan, -hala oraları burnunun direği sızlayarak anlatan- bir öğretmendi ablam (Akasya). Damal, Gürcistan sınırında.
Ankara'dan Kars'a uçağa binmeden önce, askeri kimlik kartımı botumun tabanına koyduğumu hatırlıyorum. Kim söyledi bilmiyorum ama Kars'tan Damal'a minibüsle yolculuk yaparken cüzdanımda askeri kimliğimin olmamasının yararıma olacağı söylenmişti. Herhalde Ankara'nın doğusuna gidiyorum diye midir nedir?! Yıl 1995.

Ablam çok gülmüştü botumun içinden askeri kartımı çıkarınca. Zaten yolculuk boyunca ne kadar saçma olduğunu görmüştüm. Havaalanından itibaren Damal'a kadar süren yolculukta, Damal'daki insanların candanlığını, yardımseverliğini hiç unutamam.

yıl 1995, Damal'daki tabela ve üniversite öğrencisi Açalya :o)
Oradaki okulların halini bilirim. 16 senede değişen mutlaka birşeyler vardır diye umuyorum.

Kars'ın köylerinden okumak için gelip, süt fabrikasının kullanılmayan bir binasından yaratılmış  Kars Sabancı Kız Öğrenci Yurdu'nda kalan 100 kız öğrenci, yurtta yemekhaneye inmek, ders çalışmak, çekirdek çitleyip TV seyretmek gibi aktivitelerine en güzelini eklemek istiyorlar; Kitap okumak!

Yurt yönetimi, yurdun boş bir odasını kütüphaneye çevirmiş. Duvarları boyamış, temizlemiş. Kitap raflarını koymuş. Ancak kütüphaneye koyacak kitap yok. Raflar boş.

12-18 yaşlarındaki bu kızlarımızın ufkunu açalım. Kitap gönderelim. O rafları dolduralım.

Kitap göndermek isteyenleriniz Facebook'taki Minik Kardeşlermize Hep Destek Tam Destek adlı grubumuzla iletişime geçebileceği gibi, aşağıdaki adresi de kullanabilir:


Yurdun iletişim bilgileri:
Adres :  Yeni Mahalle Eski Süt Fabrikası Yanı Kars
Tel :  (474) 212 18 99
Faks :  (474) 223 39 63
Web Adresi okulweb.meb.gov.tr/36/01/962772/
Müdür :  Çiğdem Karadaş
Tel :  (474) 212 01 48
E-Posta 962772@meb.k12.tr


Haydi, evimizde artık okumadığımız kitapları yada gönlümüzden kopup satın aldığımız kitapları bu kızlarımızla paylaşalım.

11 yorum:

Sisko Patata! dedi ki...

Acalya,

Yurt disindan da gonderme imkanimiz var mi kitaplarimizi?
Kitap agirligi ihmal edilemeyecek oldugundan, kargo disi bisey mumkun mudur acaba?

Red Riding Hood dedi ki...

Geçen hafta yaz temizliği yaparken elime o kadar çok kitap geçti ki ,okula götürsem mi götürmesemmi diye o kadar düşündüm.Sonunda 3 koca poşet topladım bağışladık okulumuzun kütüphanesine .Mail adresini aldım,bundan sonra aklımda bulunsun.Seninle gurur duyuyoruz Açalya.Şu bloğu açıp saçma sapan konularla meşgul eden biri olmadığın ve hep yararlı bilgileri bizle paylaştığın için.Ne mutlu sana .
Sevgiler

Açalya dedi ki...

Yurtdışından gönderme imkanınız elbette var.
- Birkaç ince kitabın kargosu çok fazla tutmaz.
- Kitaplarınızı, Türkiye'ye yakın zamanda giden bir arkadaşınızdan rica edip onunla Türkiye'ye ulaştırabilirsiniz.
- Türkiye'deki internet kitabevlerinden (D&R, kitapyurdu, idefix kitap vb.) online alışveriş yapıp, gönderi adresini Kars Sabancı Kız Öğrenci Yurdu'nun adresini verebilirsiniz.

Açalya dedi ki...

RRH, Teşekkür ederim, çevrendeki öğretmenleri de haberdar eder misin?

Red Riding Hood dedi ki...

Etmezmiyim hiç ! Üçüne söyledim bile :)

AKASYA dedi ki...

Çok değerli bir girişim bu Açalya, seni kutluyorum sevgili kardeşim.Oralarda bulunan çocukların zamanı, tv dizileriyle ve ulaşabiliyorlarsa internetle geçiyor.
Oralarda kitap okumak,çocuğun büyürken rastladığı bir davranış olmadığından, eğer elinin altında yoksa kitap eksikliğini hissetmiyor, tv dizileri onları yeterince oyalıyor zaten.Bunlar büyük şehirlerdeki çoğu çocuğun da içinde olduğu bir durum.Ancak büyük şehirlerde yaşayan çocukların şöyle bir kaç avantajı var: Öğretmenleri yönlendirdiğinde yaşadıkları yerde kitapçılar var ve buralarda çok çeşitli kitap var, kütüphane var,kitap değiş-tokuşu yapabiliyorlar. Eğitimli ailelerde kitap okunuyor.Tabii bu avantajları tüm çocuklar değerlendirmiyor. Ayrıca büyük şehir, çok uyaran demek,çok arkadaş,çeşitli ortamlar, geniş mekan demek. Çocuklar gezip tozuyor,tüketiyor, alış veriş yapıyor,eğleniyor.Yetişkinlerde olduğu gibi, girdiği ortamlarda tükettiğinde de aşağı kalmamak, gösteriş yapmak ,çocuklar arasında da bir yaşam biçimi haline geldi. İşte küçük yerlerde yaşayan ama okumak için yurtlarda kalmayı göze alan çocukların bu açıdan bakıldığında da avantajları var.Çevre dar, yapacak çok şey yok, ailede kitap okunmuyor, aile çoğunlukla eğitimsiz ama onlar eğitim görmek, toplumda statü sahibi olmak, büyük şehirlerde iyi bir iş sahibi olarak yaşamak istiyorlar.Kitap okumak, onların gözünde sahip olmadıkları ama olmak istedikleri yaşamın sembolü gibi.Tabii bu arada, eğitimi düşük olmakla beraber çocuklarını eğitim görmeleri açısından özendiren ailelerin giderek arttığı da bir gerçek.Bu nedenle bu tür destekler önemli.Ben de onların ilgisini çekecek kitaplar yolayacağım. Ancak benim aklıma şunlar da geliyor: Bağışlanan kitaplar iki yıl sonra eskiyecek.Bizim ise gündemimiz değişecek, yenilenecek.Gerçekçi olalım.Yani onları unutacağız, yardım ulaştırmak isteyeceğimiz başka yerler olacak, belki de yardımlarla yetişemediğimizi göreceğiz, yorulup usanacağız, bazıları unutmayı tercih edecek.O zaman ne olacak?
Buna daha kalıcı, sürdürülebilir bir çözüm bulmalı.
Dünya çapında bir Holdingin desteklediği vakfın yurdu, böyle bir eksiklikle açılmamalıydı diye düşünüyorum.Açıldıysa da açanların, bu çocukların kitap okuma ihtiyaçlarını gözönüne almaları gerekirdi.Böyle büyük bir vakfın, 'Öğrenci Yurdu'nu sadece bir tür çatı veya sığınma yeri gibi düzenlemesi bile bir paradigmayı toplumca aşamadığımızı gösteriyor.O da, 'yaşamsal ihtiyaçları karşılayalım veya yaşamsal olanı karşılasınlar da, gerisi sonra düşünülür' paradigması.Şimdi, ''nankörlük edilmesin, yurt kurulmuş işte, yaşamsalın dışında şeyler de hedefleniyor bakın'' diyenler çıkabilir.
Bu tür hayır girişimlerinin şirketlerin vergi indirimlerinde kullanıldığı, kendi reklamını yaptığı, başarılı öğrencileri büyüteç altına almakta kullandıkları düşünülürse duygusal değerlendirmemek ve eleştirel olmak gerektiğini düşünüyorum.
Demek istediğim, acaba e-postalar yoluyla Vakfa uyarılar göndermek mi daha etkili çözüm olur? Ne dersin? Bir fikir işte...
Akasya

Açalya dedi ki...

Ben elimi taşın altına koyup Sabancı vakfına emailler göndereceğim.
Bu arada çok güzel bir yorumdu bu, ablaların en sosyoloğu ;) Teşekkür ederim.

Red Riding Hood dedi ki...

Güncelle artık şu bloğu YETTİ VALLA ! Türkiye'ye gelince eminim buraya da döktürecek çok şeyin olacak ama olsun yinede yaz bişiler özlüyoruz yazılarını.

Açalya dedi ki...

ok ok :o)))

nalan dedi ki...

Kuzum Açalya neredesin,merak ettim.Sorun yok değil mi?

Açalya dedi ki...

iyiyim, herşey yolunda Nalan abla, tatildeyiz şu an...sizler de iyisinizdir umarım. Selamlar ve sevgiler hepinize.