<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672</id><updated>2009-12-08T15:51:05.083-08:00</updated><title type='text'>Açalya</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default?orderby=updated'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;orderby=updated'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>194</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-1624962505930784904</id><published>2009-12-01T00:10:00.000-08:00</published><updated>2009-12-03T00:15:52.611-08:00</updated><title type='text'>Kutlu Amerikan Ayları'nın sonuncusu, en kutlusu!</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kutlu Amerikan Ayları&lt;/span&gt;'nın sonuncusundayız...Cadılar Bayramı ve Şükran Günü süslemeleri birbirini izleyip kaldırılınca, Kasım ayının son haftasonunda Amerikalılar evlerini, bahçelerini Christmas için süslerler. &lt;br /&gt;Kimileri yarışa girer, kimin bahçesi en çok dekore edilecek, en çok ışıklandırılacak diye...Kimileri öyle abartır ki, zevksizliğin, görüntü kirliliğinin daniskasını yaratır bahçesinde, balkonunda. &lt;br /&gt;Sonra, kim evine en büyük çam ağacını koyacak diye bir yarış başlar. Çam ağacının büyüklüğü ve genişliği, tıpkı arabanızın büyüklüğü gibi, bu ülkede bir statü, bir gösteriş simgesidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz de bu sene, bu geleneğe uyduk, ama en gösterişsiz tarafından. Dante elektrik kablolarını, minik lambaları falan oyuncak yapar diye geçen sene çam ağacı koymamıştık. Bahçe içinse sadece salonun pencerelerinin etrafını ışıklı kablo ile çerçevelemiştik. Benim hiç hoşuma gitmemişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene, İkea'dan Kallt'ın bir keçe, iki kağıt yıldızını alıp salon pencerelerinden ve balkon tavanından sarkıttık, yine Kallt'ın minik yıldızlı aydınlatma zincirlerini de bahçe şemsiyesinin altına döşedik, o kadar. Hem sade, hem çok güzel oldu. Bu İkea nedir böyle ya, hayatımızın her köşesinde anasını satayım. Yakında kıyafet de üretecekler, tüm dünya aynı giyinecek, üniforma gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh bahçeyi süsledik, eve de bi çam ağacı kondurmazsak olmazdı. Dinle ve gelenekle alakası, bir Amerikalı'nın dünya haritasıyla alakası kadarcık olan Tammo, bu çam ağacının tarihçesini öğrenmek için en küçük çaba göstermemiş. Ona, &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Christmas_tree"&gt;çam ağacı süsleme geleneğinin&lt;/a&gt; anavatanının, doğduğu, büyüdüğü kuzey Almanya topraklarından geldiğini, ilk çam ağacı süsleme töreninin 16. yüzyılda orada yapıldığını, sonra tüm Almanya'ya yayıldığını, ordan Slav topraklarına sıçradığını, ordan İngiltere'ye, ordan Amerika'ya, ordan da Türkiye'nin modern evlerine zıpladığını anlattım...kafasını kaldırmadan"&lt;span style="font-style:italic;"&gt;hmm I didn't know that, interesting&lt;/span&gt;" (hmm bilmiyordum, ilginçmiş) deyip ocağı ovmaya devam etti. Daha da anlatırdım ama Dante, Almanya'dan omasının gönderdiği el yapımı, minnacık tahtadan, örgüden yapılma ağaç süslerini ağaca asmaya başlamış bile, gerisini ona anlattım. Eskiden Almanya'da çam ağaçlarını elmalarla, pretzellarla, kağıt süslerle, çerezlerle süslerlermiş diye...belki hala Almanlar'ın geleneklerine düşkün olanları, ağaçlarını bunlarla süslüyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxdzBavc4AI/AAAAAAAAD2E/QUIztP3_mw8/s1600-h/ChristmasTree09.embossed.resized.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxdzBavc4AI/AAAAAAAAD2E/QUIztP3_mw8/s400/ChristmasTree09.embossed.resized.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410919945504350210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Not: çam ağacı gerçek değil!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki tane süs astıktan sonra sıkılan Dante'den görevi ben devraldım. Bittiğinde, Tammo, "you did a good job as a Muslim" (bir Müslüman olarak iyi iş becerdin) deyip dalgasını geçti. Ben de &lt;span style="font-style:italic;"&gt;görmemişin bir çam ağacı olmuş&lt;/span&gt; deyip deyip kırk tane fotoğraf çektim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Christmas geleneğimiz bununla bitmeyecek. 6 Aralık'ta, duvara asacağımız &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Advent_calendar"&gt;Adventskalender&lt;/a&gt; denilen zımbırtı var. 24 Aralık'a kadar üzerinde günleri gösteren bir takvim bu. Hah, bu zımbırtıyı da dünyanın başına saran yine Almanlar. Bizdeki takvim, Tammo'nun ta ninesinin ninesinden kalma, yeşil etamin üstüne işlenmiş mumlar, melekler, kar taneleri, Noel Baba figürleri vs'nin üzerine, yine el yapımı, kırmızı keselerden oluşuyor. Bu keselerin her birinin içine çocuğunuz için küçük sürprizler koyuyorsunuz (oması çikolatalar koymamı söyledi, anca rüyasında...), elbette ben, oyuncak kutusunun derinliklerinde kaybolmuş, Dante'nin unuttuğu minik arabaları koyacağım keselere. 24'ünde ise büyük hediyesini açacak. &lt;br /&gt;Örtüyü görmemiş olanlarınız &lt;a href="http://acalya.blogspot.com/2008/12/gemi-krismsnz-mubarek-olsun.html"&gt;geçen seneki yazıma&lt;/a&gt; gözatabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-1624962505930784904?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/1624962505930784904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=1624962505930784904' title='32 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1624962505930784904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1624962505930784904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/12/kutlu-amerikan-aylarnn-sonuncusu-en.html' title='Kutlu Amerikan Ayları&apos;nın sonuncusu, en kutlusu!'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxdzBavc4AI/AAAAAAAAD2E/QUIztP3_mw8/s72-c/ChristmasTree09.embossed.resized.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>32</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-8231442746304475829</id><published>2008-12-26T20:50:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T13:32:36.923-08:00</updated><title type='text'>Geçmiş Kırismısınız mubarek olsun!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px;" src="http://docs.google.com/File?id=ddrnphhc_5gchbnccx_b" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284329251460649234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pek bir harikulade yaşandığı Almanya` da geçirmek yerine, bu Krismıs gününü, 14 C hava sıcaklığının `dondurucu` soğuktan sayıldığı Orınc Kaunti diyarında, azıcık yağmurun da etkisiyle, tembel tembel, tüm gün evde, aheste aheste pinekleyerek geçirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene, Dante çam ağacının tadına bakıp mideye indirebilir, bu sene de, neme lazım, çamı tepemize devirir, devirmeden önce de "hmm bunun elektrik bağlantılarını bir kontrol edeyim, olmazsa yeniden ben bağlayayım şu anotları katotları" der diye çam mam kurmadık aman diyeyim.&lt;br /&gt;Geçen hafta Dante`nin geleneksel hediyesi alındı, açmak için uğraşıp sinirlenmesin diye basit bir şekilde paketlenip, Tammo`nun ninesinin ninesinden kalma, muhtemelen 100 senelik, el yapımı, 6 Aralık ile 24 Aralık arasındaki her güne ait minik keseciklerin asılı olduğu, etamin işleme, geleneksel duvar örtüsünün altına bir gece önceden kondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxTgsFMG87I/AAAAAAAAD1M/gUz9EqGBtA8/s1600/IMGP8640.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxTgsFMG87I/AAAAAAAAD1M/gUz9EqGBtA8/s320/IMGP8640.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410196100290638770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu örtüyü geçen sene Tammo`nun annesi getirmişti, Dante`nin şerefine. Keselerin içine Almanya`dan getirdiği bir sürü çikolatalar, şekerler vs. abur cuburlar koymuştu Dante için. Elbette Dante o zaman altı aylıktı, daha havuç çorbasının tadına yeni yeni alıştığı ve abur cubur denen şeyi de hayatının ilk 3 senesi (üzgünüm Dante) yiyemeyeceği için, kesedekiler tarafımızdan halledilmişti... 6 Aralık`ta başlayıp hergün bir kese ve 24`ünde de son keseyi açmamız gerekiyordu. Kadıncağız 24 Aralık`tan önce ülkesine döndüğü için de, onun için çok önemli olan bu zaman dilimini bizlerle yaşayamamıştı, ama kesin bir dille 24`üne denk gelen keseyi o günden önce açmamamızı tembihlemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWKNWV8HdI/AAAAAAAAD1s/2QoVFNeV9_Q/s1600/IMGP8650.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWKNWV8HdI/AAAAAAAAD1s/2QoVFNeV9_Q/s200/IMGP8650.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410382489296051666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim gibi dini gelenek, görenek, bayram, seyran fakiri bir çifte emanet edersen o keseleri ne olur? Neyse ki verdiğimiz &lt;span style="font-style: italic;"&gt;son kese&lt;/span&gt; sözüne sadık kalmıştık, ama keselerin kimisi ikişer ikişer açılıp içindekiler lüpletilmişti, yada üç gün unutulmuş, sonra toptan üç, dört kese birden açılmıştı...derken, Krismıs arifesinde son keseden Dante için, hem gözlerimizi yaşartan hem de parlatan bir hediye çıkmıştı.&lt;br /&gt;Bu sene de geleneği bozmadık. Antika duvar örtüsü 5 Aralık gecesi merdiven trabzanına asıldı. 6 Aralık keseciğinden itibaren içlerine birer birer minik araba oyuncaklar kondu, hergün bir tanesi açıldı, 24. kesenin altına da bir gece önceden hediye kutusu kondu. Sabah merdivenden inerken şaşkın şaşkın hediye paketine bakması, açmaya çalışması, açınca içinden çıkana şaşırması, sonra da gün boyu durmaksızın onunla oynaması görülmeye değerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWJbmDnljI/AAAAAAAAD1c/mnuCd2_umQM/s1600/IMGP8638.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWJbmDnljI/AAAAAAAAD1c/mnuCd2_umQM/s200/IMGP8638.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410381634520716850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelenek fakiriyiz dedim ama, her sene olduğu gibi Tammo yine Lebkuchen kurabiyelerinden yaptı. Bu sene, Dante`nin mutfakta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWJqSwUsRI/AAAAAAAAD1k/713Qmr8LcSQ/s1600/IMGP8653.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWJqSwUsRI/AAAAAAAAD1k/713Qmr8LcSQ/s200/IMGP8653.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410381887037550866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tammo`nun bacaklarının altında çekmeceleri açıp kapatmasından mıdır, yoksa kullandığı pekmezin keçiboynuzu pekmezi olmasından mıdır nedir :) kurabiyeler azıcık zahmetli pişti, benim fırıncıbaşılığımın zamanlama hatasına kurban giderek bazı tepsiler sert oldu ama lezzetten hiçbirşey kaybetmediler. Konuya komşuya da dağıtıldı, bize kalan da sütle ve kahveyle lüpletildi. Dağıtılan kurabiyelerin ardından ufak bir pişmanlık yaşandı, şöyle ki; kurabiyeler hava almayacak şekilde bir gece bekletildiğinde yumuşacık oluyorlar, bu ayrıntı onlara söylenmediği için (yine benim hatam) olan, kurabiyeleri katur kutur yemeye çalışan komşulara oldu. Seneye valla daha güzel olcak, söz! &lt;br /&gt;Dante de bu zamana kadar kurabiye nedir bilmedi ama, bu sefer insafımıza geldi de nasiplendi yavrucak. Artık bir 12 ay daha kurabiye yok sana Dante! ona göre!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWLH-8okrI/AAAAAAAAD18/-7eWMDYvie8/s1600/IMGP8654.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWLH-8okrI/AAAAAAAAD18/-7eWMDYvie8/s200/IMGP8654.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410383496628179634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün içinde Dante, omasının Skype webcam üzerinden canlı canlı günün anlam ve önemine özel çok sevimli kukla gösterisini şaşkın gözlerle izledi. Kadıncağız bir kez daha böyle günlere ne kadar önem verdiğini gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWKbt5URwI/AAAAAAAAD10/OCcjnTzMoDQ/s1600/IMGP8655.resized.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 157px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxWKbt5URwI/AAAAAAAAD10/OCcjnTzMoDQ/s200/IMGP8655.resized.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410382736136619778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oması için, Dante`nin 19 aylık olmasına da denk gelmesinden dolayı bugünün anlam ve önemi ikiye katlandı. Ortaya güzel bir kukla gösterisi çıktı. Kurabiyeleriyle, hediyesiyle, kuklasıyla, omasıyla, bir Krismıs günü daha böylece geldi geçti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-8231442746304475829?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/8231442746304475829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=8231442746304475829' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8231442746304475829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8231442746304475829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2008/12/gemi-krismsnz-mubarek-olsun.html' title='Geçmiş Kırismısınız mubarek olsun!'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SxTgsFMG87I/AAAAAAAAD1M/gUz9EqGBtA8/s72-c/IMGP8640.resized.embossed.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-5456579094539091655</id><published>2009-11-22T22:43:00.000-08:00</published><updated>2009-11-24T09:28:18.019-08:00</updated><title type='text'>Hastayız ona!</title><content type='html'>&lt;object width="325" height="221"&gt;&lt;param name="movie" value="http://flash.shaunthesheep.com/clips/eplayer.swf"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="FlashVars" value="quality=high&amp;liveclip=38"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://flash.shaunthesheep.com/clips/eplayer.swf"  width="325"  height="221" id="player" name="player" quality="high" wmode="transparent" flashvars="quality=high&amp;liveclip=38" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yukarıdaki tanıtım videosu, normalde 7 dakikalık olan dizilerin sadece tadımlık bir parçası.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey, Facebook`ta birinin paylaştığı bir video ile başladı. Dante`nin de ilgisini çekeceğini düşündüğüm her paylaşılan videoyu ona da gösteriyorum, birlikte seyredip gülüyoruz, eğleniyoruz. Tabi otuz kere "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;bi daa seret&lt;/span&gt;"lerden bıktığım için ona cursor'ı oynatıp play tuşuna basmayı öğretmiştim önceleri. Bıkana kadar seyrettiği bazı videolar var Facebook`ta. Bu videolardan biri &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Shaun the Sheep&lt;/span&gt; videosuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Shaun the Sheep&lt;/span&gt;, bir &lt;span style="font-style:italic;"&gt;stop motion&lt;/span&gt; animasyon TV dizisi. Bu sevimli koyunun ilk görüldüğü film, Wallace and Gromit adlı film. O filmde (&lt;span style="font-style:italic;"&gt;1995`de Oscar aldı bu film&lt;/span&gt;) bu koyuncağız, Wallace'ın o acayip örgü makinesine yanlışlıkla kapılıp yünü kırpılıyordu. Wallace da koyuna &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Shaun&lt;/span&gt; adını veriyordu ki, ironik olarak &lt;span style="font-style:italic;"&gt;shorn (kırpık)&lt;/span&gt; İngiltere İngilizce`sinin non-rhotic aksan (sesli harften sonra gelen r harfinin yutulması) konuşulan kısımlarında, bir erkek ismi olan &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Shaun&lt;/span&gt; gibi telaffuz edilir (şoon diye telaffuz edilir, iki o ile). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wallace and Gromit'i yapanlar, daha sonra bu kırpık koyunun başrolde olduğu harika bir animasyon film çekmeye karar vermişler. İlk serisi TV'lerde, İngiltere ve Almanya'da, daha sonra birçok ülkede, 2007 yılında yayınlanmış. Çok büyük ilgi görünce (mesela Facebook'ta da fan grubu var, ben de üyesiyim) ikinci seriyi çekmişler. Şu anda üçüncü serisi yapılıyormuş. Türkiye'de de TNT kanalı sanırım anlaşmayı yapmış, ancak ne zaman gösterileceğini bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde dvd'si var (40 dizilik), şu sıralar Dante`nin en severek seyrettiği şey. Sabah uyandığı an bazen ilk lafı "şoon dı şip" oluyor. Kahvaltı hazırlanırken, kahvaltı yaparken seyredilen yegane şey bu. Filmde hiç konuşma yok, koyun sesi, köpek sesi, traktör sesi, domuz sesi, arı sesi ve çiftçi adamın çıkardığı konuşmaya benzer birkaç sesten ve kulağınızda yer eden o tatlı müzikten başka bir ses yok. O yüzden çocukların anlamaları gereken şey sadece görüntüler. Bu kırpık koyun, zekasıyla sürüyü yönlendiriyor, her problemin altından kalkacak çözümler buluyor. Diğer koyunlar ve yalaka çoban köpeğinin yardımıyla her işin üstesinden geliyorlar. Ama bu olaylar silsilesi o kadar komik ve güzel ki, Dante kahkahalarla ve pür dikkat izliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.shaunthesheep.com/"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Shaun the Sheep&lt;/span&gt;'in&lt;/a&gt; websitesine girip inceleyebilirsiniz. Biz ailecek hastasıyız. Çocuğuna kaliteli birşeyler seyrettirmek isteyenleriniz kaçırmayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-5456579094539091655?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/5456579094539091655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=5456579094539091655' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/5456579094539091655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/5456579094539091655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/hastayz-ona.html' title='Hastayız ona!'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-8055646505020053840</id><published>2009-11-19T19:05:00.000-08:00</published><updated>2009-11-19T23:13:35.576-08:00</updated><title type='text'>Hayvan</title><content type='html'>Biraz başka hayvanlar alemine dalalım, ama onlar hayvanoğlu hayvan. Onları ne sevelim ne de koruyalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben hayvanları uzaktan severim. Eti, sütü, yumurtası yeneni severim, yenmeyeni hayvanat bahçesinde görür fıstık veririm. Öyle evde büyütmem, okşamam yada onları &lt;span style="font-style:italic;"&gt;dünyayadaki kanatsız melekler&lt;/span&gt; olarak görmem, yada bazı güdük kalmış duygularımı tatmin etmek için onları &lt;span style="font-style:italic;"&gt;en iyi arkadaşım&lt;/span&gt; olarak hiç görmem. Öyle dursunlar onlar orda, ben mutluyum böyle. Sevilsinler, beslensinler, korunsunlar. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hayvanları Koruma günü varmış, 4 Ekim`deymiş. Aşağıdaki örnekten dolayı bu tarih beynime kazındı şimd&lt;/span&gt;i. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de hayvanoğlu hayvanlar var, onları ne yapacağız? Onları, o dillerine pelesenk ettikleri, ama fırsatını bulduklarında adını dahi anmayacakları allahlarına mı havale edeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam bana bir email geldi. Emin Çölaşan`ın, bunları deşifre ettiği bir yazısını göndermiş arkadaşım.&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/4282327.asp?yazarid=5&amp;gid=61"&gt; &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yazının orjinali burada&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;. Emin Çölaşan'ın 20 Nisan 2006 tarihinde yazdığı yazıyı kendi kaleminden okumak isteyenleriniz için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emin Çölaşan yazısında yayınevinin adını veriyor. Bu yayınevi, İlkokul 2. sınıfların Hayat Bilgisi dersi için test kitapçığı basmış. Okullarda öğrencilerin elinde geziyormuş. Test kitapçığının 9. sorusu aynen şöyleymiş;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwYLnQG8zVI/AAAAAAAADx8/-NarYxNy0to/s1600/hayvanlarikorumagunu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 146px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwYLnQG8zVI/AAAAAAAADx8/-NarYxNy0to/s400/hayvanlarikorumagunu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406021171671780690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bak bak bak! yanıtlara bak sen! sizi kurnazlar siziiii! sizi şerefsizler siziii!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ne ilk, ne tek, ne de son hayvanlık! okul kitaplarının ne saçmalıklarla, ne yanlışlarla, ne kurnazlıklarla dolu olduğunu yıllardır biliyordum da, artık dönüşü zor olan, sistemli bir beyin yıkamanın bu kadar alenen yapılması beni çok rahatsız etmeye başladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-8055646505020053840?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/8055646505020053840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=8055646505020053840' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8055646505020053840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8055646505020053840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/hayvan.html' title='Hayvan'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwYLnQG8zVI/AAAAAAAADx8/-NarYxNy0to/s72-c/hayvanlarikorumagunu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-1111529861852417542</id><published>2009-11-18T00:03:00.000-08:00</published><updated>2009-11-18T13:48:24.825-08:00</updated><title type='text'>Ek bilgi</title><content type='html'>Yazmayacağım dedim ama, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://www.klubem.blogspot.com/"&gt;Pınar`ın Klubesi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;`ndeki yazıyı okuyunca, yazdığım ilk domuz gribi yazısına (yani sprey deneyimimizi anlattığım yazı) mutlaka bir ekleme yapmam gerektiğini, hatta bunun hayati önemi olduğunu gördüm. Bunu nasıl atladığımı düşünüp kendime çok kızdım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı gene üstüne düşeni anlatmakta yetersiz kalıyor. Diyor ki bakan, "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;kronik hastalığı bulunanlar aşılanacak&lt;/span&gt;". Şimdi elbette iyi güzel de, kronik hastalık derken bunu açacaksın ki milletin kulağına yer etsin, anlasın, "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;elimi yıkıcam olcak bitçek, bak başbakan bile elini yıkıcakmış, Türküz biz bize birşey olmaz, domuz gribi domuz ürünlerinden geçiyomuş, domuz yiyen domuz gribi olur, domuz ve saksağan zaten dünyadaki tek eşcinsel hayvan, ne bok çıkıyosa bunlardan çıkıyo&lt;/span&gt;" diyen millet var karşında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdığım ilk yazıda belirttiğim üzere ABD`de 2-16 yaş arası sağlıklı (alerjisi, astımı, kronik hastalıkları, burun akıntısı vb olmayan) çocuklara burundan sprey olarak yapıldı, yapılıyor. Bunun dışında kalanlar şırınga olarak aldı, alıyor. Burun spreyi aşıda yarı canlı virüs var, ancak şırıngadaki virüsler aynı normal grip aşısında olduğu gibi cansız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun spreyi aşıyı astımı olanlara yapmıyorlar içindeki yarı canlı virüsten dolayı. O yazımda atladığım bölüm buydu işte! spreyin astımlılara ve diğer kronik hastalıkları olanlara yapılmayacağı, ama şırınganın yapılacağı...&lt;br /&gt;Ancak zaten Türkiye`de yaşayanların cansız virüs içeren şırınga aşıdan olacakları için endişeye mahal yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt; Kronik akciğer hastalığı (astım gibi), şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı olanların mutlaka aşı olması gerekiyor&lt;/span&gt;. Niye? çünkü domuz gribinden ölenlerin birçoğu öncesinde kronik hastalığı olanlar. Örneğin, astımın ne kadar çoluk çocuk demeden yaygın olduğunu düşünürsek önemi daha da artıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Virüs akciğerlere yerleştiğinde, akciğerler savaşmak için balgam üretiyor. Ancak astım hastalarında bu balgamın dışarı atılacağı kanallar (boğaz, nefes borusu) çok dar olduğu için balgam ciğerlerde kapana sıkışıyor, dışarı atılamıyor. Böylece zatürreye açık davetiye çıkmış oluyor. Zatürre de zaten domuz gribinden ölümün başlıca nedenlerinden. Yani domuz giribine yakalananlar domuz gribinin kendisinden ölmüyor&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Özellikle çocuk astım hastalarının mutlaka aşı olması gerekiyor.&lt;/span&gt; Domuz gribinden hastaneye kaldırılanların çoğununun astımı var. O yüzden eğer ailenizde yukarıda saydığım kronik hastalıklar yada astımı olan varsa, hele hele çocuk astım hastanız varsa, mutlaka aşılatın!!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen aşağıdaki linkleri tıklayıp okuyun, daha da bilgilenin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://asthmalungdisease.suite101.com/article.cfm/swine_flu_and_asthma_complications"&gt;Burası&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=" http://www.asthma.org.uk/all_about_asthma/asthma_triggers_az/swine_flu_advice/swine_flu_qa.html"&gt;Şurası&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cdc.gov/diabetes/news/docs/flu.htm#db"&gt;Orası&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://www.qualityhealth.com/heart-articles/heart-disease-get-swine-flu-vaccine"&gt;Aha bi de burası&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra bu konuda yazanın anasını eşekler kovalasın...yazmıycam ulan! &lt;br /&gt;Now, get out!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-1111529861852417542?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/1111529861852417542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=1111529861852417542' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1111529861852417542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1111529861852417542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/ek-bilgi.html' title='Ek bilgi'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-1886178342646699996</id><published>2009-11-17T15:50:00.000-08:00</published><updated>2009-11-17T16:07:23.542-08:00</updated><title type='text'>Minimui-3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwM4Ypqcm-I/AAAAAAAADxE/hl_kreO33W8/s1600/minimui3.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 102px; height: 130px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwM4Ypqcm-I/AAAAAAAADxE/hl_kreO33W8/s400/minimui3.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405225973926632418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.minimui.com/"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Minimui`nin 3. sayısı çıktı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;. &lt;br /&gt;Bundan sonra yurtdışı editörleri olarak dönüşümlü yazacağız. Yani bu ay sıra başka arkadaşlarda. Her ayın 15`inde çıkacak derginin bu sayısı da güzel bir içerikle çıktı. Keyifli okumalar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-1886178342646699996?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1886178342646699996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/1886178342646699996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/minimui-3.html' title='Minimui-3'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SwM4Ypqcm-I/AAAAAAAADxE/hl_kreO33W8/s72-c/minimui3.jpeg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-628633705897677585</id><published>2009-11-14T00:05:00.000-08:00</published><updated>2009-11-15T00:11:11.046-08:00</updated><title type='text'>abidik gubidik</title><content type='html'>Domuz gribi hakkında yazmayacağım bu sefer. Yoruldum. &lt;br /&gt;Çeviri meviri yapmıştım üşenmeyip bir de, yazının üçüncü ayağını yazarım diye...&lt;br /&gt;Aşıyı yaptırana &lt;span style="font-style:italic;"&gt;oldu da bitti maşallah&lt;/span&gt;, yaptırmak isteyene &lt;span style="font-style:italic;"&gt;kolay gelsin&lt;/span&gt;, yaptırmak istemeyene &lt;span style="font-style:italic;"&gt;bol şans&lt;/span&gt;, kafası karışıklara da bilimden başka herşeye kulak tıkayın diyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz gribiyle ilgili olan ilk yazıma gelen bir yorumda diyor ki biri, "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;ne yazık ki herzamanki gibi çok yanlı ve ne biliim ülkeyi pek bi kötüler tipte olmuş. Açalyacığım senden daha ılımlı yaklaşımlar bekliyodum aslında&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana yanlış gelen hiçbirşey hakkında abidik gubidik yapmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilımlı yaklaşımlar görmek, devletin güdük, halka iyi anlatılamamış, halkın güvenini kazanamamış aşı politikasını görmezlikten gelen, nabza göre şerbet veren yazılar okumak için başka adreslere bakacaksınız. Sizi her zamanki gibi yanılttığım için üzgünüm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-628633705897677585?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/628633705897677585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=628633705897677585' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/628633705897677585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/628633705897677585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-hakknda-yazmayacagm-bu.html' title='abidik gubidik'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-4158730260958317387</id><published>2009-11-09T21:50:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T22:01:04.185-08:00</updated><title type='text'>Değerini bilemedik...</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Atatürk`e 36 sene önce böyle selam duran nesil, O`nu özleyen son nesil olmasın...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Svj-uFipLpI/AAAAAAAADv0/RA7TQXW_JXI/s1600-h/Acalya1yasBalikesir.embossed.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Svj-uFipLpI/AAAAAAAADv0/RA7TQXW_JXI/s400/Acalya1yasBalikesir.embossed.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402347820745830034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Fotoğraf hakkında:&lt;br /&gt;Yıl 1973, yer Balıkesir, ablalarım ve ben&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-4158730260958317387?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/4158730260958317387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=4158730260958317387' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4158730260958317387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4158730260958317387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/degerini-bilemedik.html' title='Değerini bilemedik...'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Svj-uFipLpI/AAAAAAAADv0/RA7TQXW_JXI/s72-c/Acalya1yasBalikesir.embossed.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-4228596757840884625</id><published>2009-11-05T14:06:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T18:24:26.484-08:00</updated><title type='text'>Domuz gribi aşısı -2</title><content type='html'>Dante`nin 20 aylıkken geçirdiği bir kaza sonunda yaşadığımız üzücü bir durumdan sonra, internet başında sabahlara kadar, gözümün önünde yıldızlar uçuştuğunu görene kadar, gözlerim kan çanağına dönene kadar, bu konu hakkında araştırma yapmaktan, aynı şeyi yaşamış insanların forumlarını okumaktan, sorulara verilen cevapları okumaktan kafamın kazan gibi olduğunu, kafamın karıştığını, adeta yaşama küstüğümü hatırlıyorum. &lt;br /&gt;Tammo ise olaydan sonra, aklı selim bir bilim adamı ve soğukkanlı bir insan olmasından ötürü sadece güvendiği bir iki "hakemli" bilimsel websitesinde bu konuda yazılan bir iki bilimsel yazıyı okuduğunu ve kafasında bu konuyu bitirdiğini bliyorum. Artık onun gibi olmayı beceriyorum. Çünkü gözümle gördüm ki, rasyonel olmak için, doğru yerlerden bilgi almak ve soğukkanlılığını yitirmemek gerekiyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki yazıma gelen, "doğal olarak" kafası karışmış yorumları da görünce, bunun ne demek olduğunu çok iyi bildiğimden, bu yazıyı da yazmayı borç bildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelen yorumlardan, internet üzerinden okuduğum Türkiye gazetelerinden ve telefonda konuştuğum Türkiye`deki yakınlarım ve arkadaşlarımdan öğrendiğime göre kafalar fena halde karışık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta bugün, diş hekimliği bölümünde okuyan ve hastanede pratik yapmaya giden yeğenimle chat`leşirken "aman dikkat et teyzem, hastanelere gidiyorsun, risk altındasın, aman diyeyim şu aşıyı yaptır" dediğimde, bana "ama teyze, domuz gribi aşısından biri ölmüş ve içinde civa varmış, bizim hoca bile yaptırmayacağını söyledi sınıfta" deyince artık Türkiye`de (zaten çoğu şey yanında) bu konuda da birşeylerin gerçekten yanlış olduğunu anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Türkiye`de yaşasaydım, bu aşıyı ilk yaptıranlardan olurdum. Niye mi? bakın, yaşadığım ülkede kimse birbirine dokunmaz, sarılıp öpüşmez, öyle olur olmadık zamanda el sıkışmaz, çocuklar bile öksürürken kollarının dirsek bölümüne öksürür (övünmek olsun yine anasını satayım, Dante bile öksürürken koluna öksürür) sabah akşam banyo yaparlar, ellerine zırt pırt mikrop öldürücü jel sürerler, otobüs, metro gibi şeylere ancak New York City falan gibi büyük ve kalabalık şehirlerde binilir, Amerika`nın geri kalanı daha otobüs nedir bilmez, yani toplu taşıma araçları hastalığın yayılması için çok uygun (bizim şehirde otobüs seferlerinde azaltmaya gidilecekmiş, yolcu eksikliğinden, bomboş otobüsler ve öyle sık sık da değil, 45 dk`da bir varsa şanslısınız), yani millet bizim gibi otobüslerde minibüslerde kucak kucağa gitmiyor...&lt;br /&gt;Bugünlerde Türkiye`de, eğer otobüse biniyor ve durakta inmek için o kapı yanındaki demire tutunuyorsam herhalde aklım çıkardı. Yada yanımdaki könk könk öksürüyorsa otobüste...siz istediğiniz kadar elinizi yıkayın! Hastalık bu kadar yakın! &lt;br /&gt;Bu saydığım şeylerin hangisi yapılır bizim ülkemizde? şapkanızı koyun önünüze, öyle bak "milletini aşağılıyor" komplekslerinden arınmış halde düşünün...Ben Türkiye`de yaşasam aşı olurdum hemen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Dante`nin cimnastik dersinde karşılaştığım mühendis bir anne, Dante`nin aşı olduğunu öğrendiğinde, derhal nerede ve ne zaman yapıldığını ve hemen o da oğlunu götüreceğini söyledi. Burada insanlar spekülasyonlardan daha uzak, daha iyi bilgilendiriliyorlar, bilgiye ulaşmak için TV ve gazeteye kulak vermiyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin başındakilerin bile bilim adamlarının dediklerine kulaklarını tıkadıklarını, halkı yanlış yola sürüklediklerini gördükçe deli oluyorum. Bakın, burada &lt;a href="http://voices.washingtonpost.com/44/2009/10/27/obama_girls_vaccinated_against.html"&gt;Obama`nın kızlarına, okullarındaki her çocuk gibi, domuz gribi aşısı yapıldı&lt;/a&gt;, Obama ve eşi de aşı olmak için, önce risk grubundakilerin aşısının bitmesini bekliyorlarmış.&lt;br /&gt;Bizim liderlerin, salgın önlemi için halka örnek olmak için kollarını açıp uzatacaklarını, yada çocuklarını aşılatacaklarını geçtim, bir savaş halinde, aileleriyle beraber ülkeyi ilk terkedeceklerden olmayacaklarını kim garanti edebilir? &lt;br /&gt;Bir ülke liderinin, "ellerimi yıkarım olur biter" deyip, milyonları etkilemesi yerine "haydi çocuklar aşıya" demesi, "baş öğretmen"in tahtaya latin harflerini yazmasıyla hafızalarımıza kazınan o güzel fotoğrafı gibi, onun da hemşireye kolunu uzatırkenki fotoğrafını görmeyi çok isterdim. Ama olmadı malesef...spekülasyona bile bile çanak tutuldu, eğitimli insanların bile aklı karıştırıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla konuşmaya gerek yok, sizi daha bilimsel bir ortama sokacağım şimdi. &lt;br /&gt;Açık Radyo`nun, &lt;a href="http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&amp;aid=25100"&gt;mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Selim Badur ve Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu bilim danışma kurulunun da üyesi olan, İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve İmmünoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şadi Yenen'le yaptığı röportajları &lt;/a&gt;okumanızı ve dinlemenizi tavsiye edeceğim. Ayrıca aynı yerde, &lt;a href="http://www.ttb.org.tr/index.php/haberler/179-ttb/1725-dgsoruyanit"&gt;Türk Tabibler Birliği`nin domuz gribi ile ilgili sorulara verdiği yanıtları&lt;/a&gt; bulabilirsiniz. Ayrıca, İngilizce bilenleriniz, ABD`nin sağlık konularında güvenilir kaynağı &lt;a href="http://www.cdc.gov/h1n1flu/"&gt;Centers For Disease Control and Prevention `ın bu konuda verdiği bilgileri&lt;/a&gt; ve Avrupa`nın, salgın hastalıklar araştırmaları hakkındaki önde gelen yayını &lt;a href="http://www.eurosurveillance.org/ViewArticle.aspx?ArticleId=19361"&gt;Eurosurveillance` ın bu konudaki yazısını&lt;/a&gt; lütfen okuyunuz. Zamanım olduğunda, çevirisini yapıp buradan yazmayı düşünüyorum. Ben sizin için çevirisini yaparken, siz de bu arada üşenmeyin, Açık Radyo`nun bu hizmetini okuyun ve dinleyin lütfen! Çok şey öğreneceksiniz. Aklınızdaki o bulanıklık geçecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa gerçekten kastederek,&lt;br /&gt;Sağlıcakla kalın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Not: &lt;br /&gt;Bu yazıyı yazdıktan saatler sonra Yok ki`den gelen yorumla, &lt;a href="http://yok-ki.blogspot.com/2009/11/h1n1-domuz-gribi-asisi.html"&gt;onun da bu konuda risk gruplarını da anlatan, bilim insanı hassasiyetiyle yazdığı yazısını gördüm. &lt;/a&gt; Daha da bilgilenmek için lütfen okuyunuz. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-4228596757840884625?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/4228596757840884625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=4228596757840884625' title='47 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4228596757840884625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4228596757840884625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-ass-2.html' title='Domuz gribi aşısı -2'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>47</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-7065032515353194080</id><published>2009-11-04T00:20:00.000-08:00</published><updated>2009-11-04T23:31:45.226-08:00</updated><title type='text'>Domuz Gribi aşısı (sprey)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SvFF0BPL0MI/AAAAAAAADvs/AxL9558JnJo/s1600-h/FluMistPhoto-New.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 155px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SvFF0BPL0MI/AAAAAAAADvs/AxL9558JnJo/s200/FluMistPhoto-New.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400174188181573826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, Moms Club aracılığıyla aldığım bir email üzerine, apar topar buradaki tüm arkadaşlara da email ile haber verdim "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;domuz gribi aşısı olmak isteyenleriniz yarın şuraya ve şu saatte gelsin&lt;/span&gt;" diye. Bugün, oğlunu aşılatmak isteyen doktor bir arkadaşım/komşum ile birlikte hastanenin yolunu tuttuk. 4 saatlik bir zaman diliminde 1000 dozluk aşılama yapacaklardı. "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;ulan şimdi millet birbirini eziyordur, park yeri de bulamayız, sıçtık&lt;/span&gt;!" diye de endişeliydik. Aşılama başladıktan 1 saat sonra hastanedeydik. Hastanenin, aşılama yapılacak binasının önüne "crime scene" şeritleri gibi sarı şeritlerle, insanları sıraya sokmak için labirent koridorlar yapılmış. Çevreye de 5 tane izbandut gibi güvenlik görevlileri koyulmuş. Şimdi Türkiye`de teknik olarak sorun değil ama, ABD`de kürtaj tü kaka olduğu için, kürtaj yapan kliniklerin önünde de güvenlik çok sıkı olur, önlerinde her daim bir gösteri olur falan ya, arkadaşla güvenlik bariyerini geçip sarı şerit yolun arsından yürürken "aha sıçtık, bunu da protesto eden var herhalde, grip aşısı yerine sopa yemeyelim burda" diye içimden geçirdim. Kapı önü güvenliğini anlamaya çalışırken, sıra da bitiverdi. Biz yanımıza üzüm almışız, elma almışız, meyve bıçağı almışız, cem cerez, snack almışız, sıkılmasınlar diye kitap oyuncak almışız, hani 1000 kişilik bir sıra bekliyoruz ya...Daha soluğumuz düzene girmeden sıra da bitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşılanacak kişiler, 2-16 yaş arası çocuklardı ve bunların sağlıklı olması, burnu akmıyor olması, normal grip aşısı olmuşsa 28 gun onceye kadar olmus olması, şeker hastası olmaması, astımı olmaması, alerjik bir yapıya sahip olmaması, yetişkin ise, evde 6 aylıktan küçük bebekle doğrudan temas halinde olması gerekiyordu. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sprey aşının içinde civa yok! İçerik açısından normal grip aşısı ile pek farkı yok. İçinde civa olduğu söylenen şırınga aşıların ise civa oranı yediğiniz balıktaki, kutu ton balığındaki civa oranından daha fazla değil&lt;/span&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşılanacak çocuğun adını ve yaş aralığını yazıp bir imza karşılığında, aşı olunacak odaya girdik. Büyük bir oda, bir sürü masalar, masalarda da hemşireler. Sırayla, işi biten hemşirenin yanına gönderiliyorsunuz. Daha önce Dante`ye anlatmıştım ne yapacaklarını. Hasta olduğunda saline ile burnuna sürekli tecavüz ettiğimiz için artık olayı kanıksamış halde, kucağımda oturdu, daha elindeki bisküvisini ısırmaya yeltenmişti ki, (daha önceden okuduğumdan kafasını sabitlemem gerektiğini biliyordum) kafasını seviyormuş gibi tutup sabitledim. Hemşirenin de eli ne çabukmuş hayran kaldım, zort diye kaleme benzeyen bir tüpün 2 cm`lik ucunu ardı ardına burnuna sokup spreyleyiverdi. &lt;br /&gt;Dante daha "nerdeyim, ne oldu bana" diye afallamışken, "oğlum çek burnunu iyice" dedim. Bilir burnunu sümkürmeyi de, çekmeyi de. Fırt diye burnunu da çekti. Kalktık, işi biten her çocuğa "yeah! you did it! good job!" diyen kapıya sırf bunun için dikilmiş tezahüratçı hemşire eşliğinde çıktık. İkinci ve sonuncu dozu da Aralık ayında spreyleyecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir Türk gazetelerinde domuz gribi aşısı diye gösterdikleri bir resim var. Kızın kafasını 5 kişi tutumuş, kız da doğal olarak dünyanın sonu gelmiş gibi çırpınıyor. Yada "Domuz gribi aşısı Türkiye`ye geldi" haberi altında korkutucu, nedense koca bir şırınga resmi var. &lt;br /&gt;Burada, 2 yaşın altındakilere şırınga ile ama 2 yaş üstüne burundan sprey şeklinde. Sprey de, mist işte, pıst pıst oldu da bitti maşallah şeklinde. Korkulacak birşey yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin başındaki kişi elini taşın altına koymuyormuş!!! Sen yaptıracaksın ki, "ümmet" dediğin millet de arkandan gelecek. Binlerce insanın ölebileceği bir salgın ülkeye giriş yapmış, hergün ölüm haberleri alınmaya başlanmışsa, nasıl iş oy vermeye geldiğinde sabahın köründe gazete flaşları önünde ilk oy kullanan sen oluyorsan, böyle bir salgından milletini korumak için, aynı flaşlar altında, göstere göstere kolunu uzatacaksın hemşireye...sonra, "en az üç çocuk yapın" dediğin milletin üç çocuğundan biri domuz giribinden öldüğünde bunun vebalini nasıl taşıyacaksın?! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi çocuklar aşıya!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-7065032515353194080?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/7065032515353194080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=7065032515353194080' title='42 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7065032515353194080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7065032515353194080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/domuz-gribi-ass-sprey.html' title='Domuz Gribi aşısı (sprey)'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SvFF0BPL0MI/AAAAAAAADvs/AxL9558JnJo/s72-c/FluMistPhoto-New.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>42</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-8203165667974530883</id><published>2009-11-02T00:08:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T01:57:07.426-08:00</updated><title type='text'>Kabak tadı 2009</title><content type='html'>Bir Cadılar Bayramı'nı daha abur cubursuz atlattık...Ben her zamanki gibi, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;sağlıklı besin kumkuması anne&lt;/span&gt; olarak, kapıya şeker toplamaya gelen çocuklara dağıtmak üzere minik paketlerde katkısız, bu da yetmiyormuş gibi fırınlanmış, bu da yetmiyormuş gibi, tam buğday unundan, atıştırmalık cipsler satın aldım. Gelen çocukların sepetlerine, sonra da benim uzattığım paketleri alırlarkenki afallamaları, bana bir kez daha, ne kadar doğru yaptığımı hatırlattı. &lt;br /&gt;Bazı çocuklar arsızlığın sınırını aşıp, "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Do you have any unhealthy treat?&lt;/span&gt;" (sağlıksız birşey yok mu? bu ne ya? çocuklar tüyelim, karı manyak!") deyip burunlarını kıvırdılar. Bazıları da "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;wow! I like this stuff&lt;/span&gt;!" (vay! çocuklar evet karı manyak, siz verin o elinizdekileri bize, biz yeriz onları!" deyip, benden ikinciyi de alma hakkını kazandılar. Neyse ki, hala bu ülkenin çocukları için ümidim var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dante de, bu yıl 3. Cadılar Bayramı'nı kutladı. İlkinde 5 aylıktı, Alev teyzesi ve Demir amcası ona korsan kostümü hediye etmişlerdi, ikincisinde 17 aylıktı, kanguru kostümünden ve olanlardan bir nebze haberdar da olsa, şeker toplamaya çıkmamıştı. Kapıya gelen kostümlü çocukları kanguru kostümüyle karşılayıp onlara bye bye yapmıştı. Bu seneki kostümler içinden aslanı seçip, bir hafta önceki kutlamaya katılmıştı. Sonra fikrini değiştirip örümcek kostümüyle şeker toplamaya çıkmaya razı oldu, hatta bunun için sabırsızlandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Su6m296q5CI/AAAAAAAADts/HqJrZjpP_Z4/s1600-h/Halloween09.embossed.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Su6m296q5CI/AAAAAAAADts/HqJrZjpP_Z4/s320/Halloween09.embossed.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399436466527593506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yukarıdaki sarhoş kabak benim eserim, Linux/Ubuntu kabağı bilin bakalım kimin eseri! (örümcekli kabak geçen hafta oyduklarımızdan)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komşu çocuklarıyla hep beraber kapı kapı dolaşmaya başladıklarında önce olayı yadırgadı. Sonra giderek açıldı. Birkaç ev sonra artık her şeker verene "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;danke schön&lt;/span&gt;", ("thank you" demeyi reddetti), ayrılırken de, "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Happy Halloween&lt;/span&gt;!" demeyi ihmal etmedi. Bu işten o kadar zevk aldı ki, yaklaşık 10 ev sonra artık uzatılan şekerleme kabındaki en büyük şekerlemeyi yada çikolatayı kaşla göz arasında seçip sepetine attı, sanki ne olduklarını biliyormuş gibi. &lt;br /&gt;Eve döndüğümüzde, dolan sepetindeki çikolatalardan bazılarını alıp uçak gibi havada vın vın yaptı, sonra bir ara babasının boş bulunup da onlardan birini mideye indirdiğini görünce, elinde bir süredir uçak yaptığı şeyi yemek istedi. Ben de "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;eğer onları yersen dişlerin acır&lt;/span&gt;" dedim. İnandı...bir daha da sormadı. Sepet hala mutfakta yerde duruyor ve bir daha dokunmadı bile. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abur cubura bayılan babası sepeti yarıladı bile. Kırk yılda bir çikolata yiyen, şekerleme hiç sevmeyen annesi de, evin çok yakınında yeni açılan, çiftçiden müşteriye doğrudan satış yapan meyve/sebze/baharat/çerez dükkanında bulduğu, şimdiye kadar yediği en güzel, "Turkish" dut kurularının tadını çıkarıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-8203165667974530883?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/8203165667974530883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=8203165667974530883' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8203165667974530883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8203165667974530883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/11/kabak-tad-2009.html' title='Kabak tadı 2009'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Su6m296q5CI/AAAAAAAADts/HqJrZjpP_Z4/s72-c/Halloween09.embossed.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-251690486462092025</id><published>2009-10-29T23:46:00.000-07:00</published><updated>2009-10-30T10:21:03.852-07:00</updated><title type='text'>Yedi ilginç şey</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.pratikanne.com/2009/10/enteresan-seyler-bunlar.html"&gt;Pratik Anne sobelemiş&lt;/a&gt;. Yazmazsam olmaz...&lt;br /&gt;Ben onun bir seferde birkaç yazısını birden okuduğum için çorba sobesi yerine getireceğim sanmışım herhalde ki, "ne ilgisi var şimdi, yemek blogu da değilim ama, e Pratik Anne demişse vardır bir bildiği" deyip çorba düşünedurayım, ondan bir hatırlatma emaili aldım. Cevap olarak da, "hah iyi ki hatırlattın, bu akşam yoğurtlu yarma çorbası yaptım onu yazayım bari" diye yazdım. "Dante`nin enteresanlıklarını yazıcan, çorba nerden çıktı???" diye geri yazdı hemen. Bir de çorbayı Dante`ye yaptırmıştım her zamanki gibi. Bir tabak çorba fotoğrafı yerine, Dante`yi çorba karıştırırken çekmiştim daha yakışır diye. İyi ki emaili, tüm bunları yayınlamadan önce almışım. Anladım ki bende kafa kalmamış sayın okuyucum. Bugün buraya neredeyse, üzerine tereyağlı kırmızı toz biber cızdırılmış, -sarımsaklı illaki- yoğurtlu yarma çorbası" tarifi yazıp ele güne rezil olacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzatmadan, dallanıp budaklanmadan yazıyı halledeyim ben;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyunca (benim de yaptığım gibi) "bunda ilginç olan ne? benim oğlum/kızım da yapıyor aynısını" diyenleriniz çıkacaktır. Bu çocukların hepsi birbirinden ilginç zaten, ona şüphe yok. 29 aylıkken yazdığım bu yazıyı, 29 yaşındayken okusun da "ben neymişim be!" desin diye buraya da not alalım.  (şayet çok sıkar da 7 tane bulabilirsem, bu çocuk 29 yaşındayken wikipedia`ya girer herhalde) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kargaya yavrusu kuzgun gelirmiş diyelim ve başlayalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;1-&lt;/span&gt; Korkunç bir hafızası var. Hem de çok korkunç. Neyse ki benim de öyle bir hafızam olduğu için, bize 13 aylıkken olan/yaptığı birşeyi anlattığında, babası gibi afallamıyorum...çünkü biliyorum 13 aylıkken olmuştu o anlattığı şey. 2 ay önce bir arkadaşımın verdiği dünya küresi şeklindeki gece lambasına bayılmıştı ve çişini yaparken bile üzerindeki ülkelere bakmayı ihmal etmiyordu. Biz de kakasını beklerken zaman geçsin diye birkaç ülke gösterdik. Japonya, California, Almanya, Türkiye, Madagaskar ve bir iki ülkeyi daha öğrendi ve 2 ay sonra tekrar oynadığımızda ülkelerin yerlerini unutmadığını gördük ve şok olduk. Mesela benim de çok ürkütücü bir detay hatırlama yeteneğim ve fotografik bir hafızam vardır. Aynısı Dante`ye geçmiş, çok mutluyum! (babasının hafızası bir balığınki kadardır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;2-&lt;/span&gt; Yemek seçmez, damağının yelpazesi geniştir. Sahanda yumurtasına karabiber eker, patates kızartmasını sarımsaklı yoğurda batırarak sever, salatanın suyunu kimselere yar etmez, mantı makarnasının üstüne naneli ve kırmızı biberli yağ cızdırılması gerekir, kapuska, bamya, karnıbahar, pırasa gibi burun kıvrılan bilimum sebze yemeğini severek yer. Ancak bunları bizim Türk damak zevkine uygun olursa yer. Öyle çiğ karnıbahar, çiğ brokoli falan yemez. İlla ki salçalı, bol sarımsaklı, kıymalı vs. yemek hallerini yer. Bunun yanısıra, aynı babası gibi az ve öz yer. Yemeğini bitirmeye yakın geğirir ve ondan sonra ağzına asla yemek koymaz. Geğirmek onun için yemeğinin bittiği anlamındadır, bir kaşık da kalsa dokunmaz, zorlamanın alemi yoktur. Yemek yaparken mutlaka bakmak, yemeği karıştırmak ve tatmak ister. Tavada çok güzel köfte çevirir. Bir çocuğa yemek yedirmenin en güzel yollarından biridir yemeği onun yaptığını söylemek. Çikolata, şekerleme, yumuşak şekerlemeler, kremalı pasta vb., M&amp;M, Jell-o gibi bilimum abur cuburun varlığından henüz haberi yoktur. Vah vah diyenleriniz vardır, duyar gibiyim. Ancak, elbette bunları yiyecek...okula kadar ne kadar koruyabilirsem o kadar iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Suk1MDlVD4I/AAAAAAAADrQ/5lHOG343i9A/s1600-h/CookingDante.embossed.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Suk1MDlVD4I/AAAAAAAADrQ/5lHOG343i9A/s320/CookingDante.embossed.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397904109616828290" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;3-&lt;/span&gt; Üç dili de anlar, henüz ikisini eşit, birini azıcık konuşur. Benim Almanca, babasının da Türkçe bilmediğini düşünüp, aramızda çeviri yapar. "Oğlum anlatsana babana bugün neler yaptık seninle" dediğimde, babasına dönüp Almanca o gün neler yaptığımızı anlatır. Kafasını bana çevirince Türkçe`ye, babasına çevirince Almanca`ya geçer. Örneğin "Oğlum yemek hazır, babana haber ver" dediğimde babasına "papa! essen!" diye bağırır. Dördüncü dili de araya sıkıştırsak mı acep diye düşünüyoruz Tammo`yla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;4-&lt;/span&gt; Beş aylıktan beridir şakadan anlar. Kocaman insanlarda bile olmayan espri yeteneğine sahiptir. Bizi bile kırıp geçiren, o yaşta birinden duymaya alışık olmadığınız şeyler söyler yada söylenen espriyi anlar ve bizimle birlikte güler. Benim şahsen bir insanda aradığım, hele hele bir erkekte olmazsa olmaz özellik diye saydığım "espri yeteneği" ile sırtı yere gelmez artık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;5-&lt;/span&gt; Damağının yelpazesi gibi, kulağının yelpazesi de geniştir müzik konusunda. Örneğin, kahvaltıda yada oyun oynarken opera dinleyebilir, arabada giderken benimle birlikte rock yada reggae müzik dinlerken kafasıyla ritm tutar, evde hip hop ile yerlerde yuvarlanır. Müziğe ve dansa olan yatkınlığı, beni en çok mutlu eden şeylerden biridir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;6-&lt;/span&gt; Bir yerini acıttığında, acıyan yerini öper ve işine devam eder. Ulaşamadığı yerleri bana öptürür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;7-&lt;/span&gt; 35 tutkusu zaman zaman nükseder. O daha bebekken 35 dk uyurdu ara uykularında mesela. Hatta bu konuda &lt;a href="http://acalya.blogspot.com/2007/10/35-dklk-gndz-uykularnn-okoprensi.html"&gt;bir yazım bile vardır arşivde&lt;/a&gt;. Genelde 8 buçuktan önce uyur. Ancak bu aralar, gece yatakta dönüp durduktan sonra tam 9:35`te uykuya dalıyor. Yatağımızın tam tepesinde, tavanda projeksiyon saat yansıması var. Uykuya dalmadan birlikte dijital saatin ilerlemesini seyreder, sayıları öğrenirdik. 10`a kadar her iki dilde de saymasına çok yardımcı olmuştur o saat. Bu sıralar sanırım oyuncağının birinden öğrenmiş, İngilizce de 10`a kadar sayıyor. Herneyse, bir aralar ciddi ciddi 35`i seçtiğini düşünüyorduk. Bir de gece uyuduktan sonra, tam tamına, dakikası dakikasına, 2 saat sonra mutlaka uyanır. Yani mesela, 11:35`te. Bu dakikliğinde Alman genlerinin etkili olduğunu düşünmekteyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de &lt;a href="http://komsudapiser.blogspot.com/"&gt;Komşu`yu&lt;/a&gt;, ve  &lt;a href="http://bestebonnard.blogspot.com/"&gt;Beste`yi&lt;/a&gt;, sobeliyorum, bakalım neler okuyacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Not-2: &lt;a href="http://www.minimui.com/Minimui3/index.html"&gt;Minimui&lt;/a&gt;`de bu ay tahta oyuncakları anlatıyorum. Kasım sayısında yazım olmayacak. Aralık sayısında görüşürüz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Not-2:&lt;br /&gt;Önceki anketin sonuçlarına göre;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 34 kişi oy kullandı&lt;br /&gt;- 32 kişi oyuncak alırken öncelikle işlevine,&lt;br /&gt;- 1 kişi fiyatına,&lt;br /&gt;- 1 kişi dayanıklılığına dikkat ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-251690486462092025?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/251690486462092025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=251690486462092025' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/251690486462092025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/251690486462092025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/yedi-ilginc-sey.html' title='Yedi ilginç şey'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Suk1MDlVD4I/AAAAAAAADrQ/5lHOG343i9A/s72-c/CookingDante.embossed.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-825860144890307200</id><published>2009-10-24T00:01:00.000-07:00</published><updated>2009-10-24T02:20:55.839-07:00</updated><title type='text'>Bu meyve başka meyve</title><content type='html'>Bana göre, abartılı halde çok oyuncağı yok. Evden her adımımızı attığımızda oyuncak almıyorum. Dışarıda oyuncak gördüğünde de alınsın diye ağlayıp zırlayan bir çocuk değil. Rafta gördüğü oyuncağın benzerinin evde olduğunu biliyor, söylüyor ve onun alınmayacağını kabulleniyor. Rafta gördüğü bir oyuncağa dokunmak isterse önce bana soruyor, eline alıp evirip çevirip hevesini gideriyor, sonra oyuncağa bye bye deyip yerine koyuyor. Bye bye için henüz hazır değilse, biraz daha oynuyor, ben de bu arada alışverişimi tamamlıyorum. &lt;br /&gt;Eve geldiğimizde bir kenara sıpıtılacak oyuncağı daha karşıdan bilirim, o yüzden evdeki oyuncaklarla genelde oynanır. Eğer gerçekten değecekse ve tüm dikkatiyle oynuyorsa, o oyuncağı ne olursa olsun genelde alıyorum. Ama elindeki ıvır zıvırsa ve eve gidince oynanmayacaksa, onun hoşuna gidebilecek, benim de gözüme kestirdiğim, almakta sakınca görmeyeceğim bir oyuncağı gösteriyorum ve ikisi arasında seçim yapmasını istiyorum. İki elindeki oyuncaklara bakıp seçimini yapıyor, istemediği oyuncağı bye bye deyip rafa geri koyuyor. Bunu neredeyse 12 aylıktan beri yapıyorum. O yüzden dışarıda &lt;span style="font-style: italic;"&gt;oyuncak meydan muharebelerini&lt;/span&gt; yaşamıyoruz biz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parka gittiğimizde, mutlaka kum oyuncaklarından, kum arabalarından, minik toplardan ikişer üçer tane koyuyorum canını sevdiğimin ikea`sının o koca naylon torbasına.(o park torbası hep arabanın arkasında demirbaştır) Biliyorum ki diğer anneler babalar ellerini sallaya sallaya geliyorlar, çocuklar da doğal olarak zombi gibi bize doğru geliyorlar. Eh aynı oyuncaktan birkaç tane olunca Dante de itiraz etmeden, mızıklamadan, daha kolay paylaşıyor. &lt;br /&gt;Paylaşmayı bazen abartıyor. Gözüne kestirdiği çocuk onunla oynasın diye çocuğun arkasından kürek yada arabayla koşuyor...hatta bye bye dediği bir çocuk ona bye bye demediyse, arkasından koşup önüne geçiyor ve tekrar bye bye diyor...deli gibi, ama olsun! insan/birey yerine konmanın ne demek olduğunu bildiğinden yapıyor bunu. Gözlerine sokar gibi...Tabi böyle alışılmadık bir durum karşısında diğer anne ve babaların aklı duruyor, kıçları tavana vuruyor. Bir sempati yumağı oluşuveriyor...Dante`nin deli olduğunu da düşünenler çıkıyordur aralarında, ne bileyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncaklarının, bence çok da fazla olmadığını söylemiştim. Ancak oması geçen sefer geldiğinde (ki Aralık`ın ortasında yine geliyor) çok fazla oyuncağı olduğunu, dikkatini toplayamayacağını, şımaracağını söylemişti &lt;span style="font-style: italic;"&gt;o neslin tanıdık endişeleriyle.&lt;/span&gt;  &lt;br /&gt;Ben de semerinden boşanmış gibi oyuncak almadığımdan, yada müsrifliğe de davetiye çıkarabilecek, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;ne kadar çok oyuncakla oynarsa o kadar çok beyni uyarılır&lt;/span&gt; diyecek bir kafa yapısına sahip olmadığım için kafam rahat. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede gelelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hafta önce, Dante`den 4 ay küçük bir oğlu olan, yakın arkadaşım ve komşumla, oğlanların pek oynamadıkları oyuncaklarını değiş tokuş etmeye karar verdik. Bu ikisi, bir diğeri olmadan yaşayamıyor, birbirlerinin oyuncaklarına deli oluyor, birbirlerini çok seviyorlar. Ertesi gün, Dante`ye &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"oğlum, oyuncaklarının arasından az oynadıklarını birlikte seçelim, onları Emre`ye verelim olur mu? o da sana oyuncak verecekmiş!"&lt;/span&gt; diye sordum. Önce afallamış halde bakıştık, sonra "okey!" dedi. Pek ümitli değildim oyuncak ayıracağından, daha o olgunluğa erer mi 28 aylık veletler, emin değildim. Ancak yanılmışım. Artık az oynadığı oyuncaklarının hepsini tek tek gözden geçirdik birlikte. İçlerinden kendi isteği ile ayırdığı oyuncaklarını, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Bu Emre`ye, bu Dante`ye"&lt;/span&gt; diye, Emre için hazırladığımız torbaya tek tek koydu. Benim seçip, yine seçenek sunarak gösterdiklerim arasında da seçimini yaptı, torbaya koydu. Bazılarına gönlü el vermedi, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"oğlum bunu verelim mi?"&lt;/span&gt; diye sorduğum bazı oyuncaklara, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"anne &lt;span style="font-style: italic;"&gt;no&lt;/span&gt;! o kocaman!"&lt;/span&gt; diye insiyatifini kullanıp itiraz etti. Bazılarını vermek istemedi ama, biraz dönüp dolaşıp, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"anne ok, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;das&lt;/span&gt; Emre`ye ver"&lt;/span&gt; diye kabullendi, torbaya koydu. O torbaya da, gözünün önünde olmasına rağmen, iki gün boyunca hiç dokunmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece benim akıllı ve anlayışlı oğlum, o daha çok küçükken, onu ailenin &lt;span style="font-style:italic;"&gt;bebişi&lt;/span&gt; yada &lt;span style="font-style:italic;"&gt;paşası&lt;/span&gt; değil de, ailenin bir bireyi yerine koyup, seçenek sunmamızın, fikrini sormamızın, doğduğundan beri bizimle her öğün, aynı yemek masasına oturup, bizimle aynı anda &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bir aile ferdi&lt;/span&gt; gibi yemek yemesine özen göstermemizin, sohbetimizin içine bir şekilde katmamızın, kısacası onu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;insan&lt;/span&gt; yerine koymamızın meyvelerini bize vermeye başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun size, son bir iki günden videolar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-c686c8e654fcee60" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAHZQAKfu6jF-JfdYz_38VlhQKjFdGk0y2ondNNWpL9ofPHYxQpy6ZszhFdX8dJ3amZ-0GlU-VBBPCKxnBpbWBaIV8YSWysAnvmLGJJbVch9NUc1cBQN9WdRvyHXlORuHgDtniZwxFxyVDgks5Q8lfdzx_AkvlTp8h9100pz3qsROl-ZNEaOp0Ku1hiIgjFw62SRKzF51ZXhgi3xTUDjH5rl3Yzc-c6dIDS7KYHNQoOZ6%26sigh%3DBek3N4EYGZVlAh92InnFWvUcQNE%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dc686c8e654fcee60%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DYrokHdpACSaw7vg9IL-grwBLmys&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAHZQAKfu6jF-JfdYz_38VlhQKjFdGk0y2ondNNWpL9ofPHYxQpy6ZszhFdX8dJ3amZ-0GlU-VBBPCKxnBpbWBaIV8YSWysAnvmLGJJbVch9NUc1cBQN9WdRvyHXlORuHgDtniZwxFxyVDgks5Q8lfdzx_AkvlTp8h9100pz3qsROl-ZNEaOp0Ku1hiIgjFw62SRKzF51ZXhgi3xTUDjH5rl3Yzc-c6dIDS7KYHNQoOZ6%26sigh%3DBek3N4EYGZVlAh92InnFWvUcQNE%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dc686c8e654fcee60%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DYrokHdpACSaw7vg9IL-grwBLmys&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki iki videoda Tammo ile "oğlum" sözcüğünün telaffuz çalışmalarını yapıyorum ümitsizce. 2006 yapımı &lt;a href="http://www.metacafe.com/watch/338216/i_would_like_to_buy_a_hamburger/"&gt;The Pink Panther-Inspector Clouseau filminde Steve Martin`li &lt;span style="font-style:italic;"&gt;hamburger&lt;/span&gt; telaffuz sahnesini&lt;/a&gt; hatırlarsınız belki. Dante`nin de "oğlum"u, babası gibi telaffuz ettiği dikkatimi çekmemişti hiç!!! halbuki günde 500 kere oğlum diyorum ben ona!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-b97fecd2fa2b34f3" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAABqQx1oQmSnIaATdhug8I94jU7gObBxxUZ1IIWoZ6zWWSvV7VOoRj6vOXAtprx5rna2XnJIWu-PHEQIrnSOtefp-qWWWmMGoWA4otSNWkbvKd-QH7pnFj9EwGVOuCGMf-dUMyBZE7ytmFVvZQkYlTDU_9II2___8Pm3hjfoVaTVzQevsU0wQ2a5fa8dtgYATj-aIrOqg-CECF7YVrXacI03hNZak9SvfVyMDsXsyMR-V%26sigh%3DeA1PrFVJc0QmA8jBRAw9uJ-iHeU%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Db97fecd2fa2b34f3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3Dh0U2jQuWFqQ8ChE2wuK6j3oIluA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAABqQx1oQmSnIaATdhug8I94jU7gObBxxUZ1IIWoZ6zWWSvV7VOoRj6vOXAtprx5rna2XnJIWu-PHEQIrnSOtefp-qWWWmMGoWA4otSNWkbvKd-QH7pnFj9EwGVOuCGMf-dUMyBZE7ytmFVvZQkYlTDU_9II2___8Pm3hjfoVaTVzQevsU0wQ2a5fa8dtgYATj-aIrOqg-CECF7YVrXacI03hNZak9SvfVyMDsXsyMR-V%26sigh%3DeA1PrFVJc0QmA8jBRAw9uJ-iHeU%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Db97fecd2fa2b34f3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3Dh0U2jQuWFqQ8ChE2wuK6j3oIluA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-60953b74212d1" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DogAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjJJio1QN3dk5KbK8JK5Pi4cFLlMfYpbE0nphj_YnMRVJLaPJoW0L_z8c9vLzPYUqVqB1KDxRU41FgHkvSsYp9Tn6NF5m8X0uqlXFMTdaCy2z8L-6LK-gJ00oElfeMrtNBmsp_Vd1ALiAbHXYbysAw4d5WETjuB1PsBv6PyApW5NGN8xUH4BNxwgKvgcKp7qYIB3RYvE2l2eftQpVASd9XFl%26sigh%3DGvELOaybgfiHcrPmUgrxopgsaYQ%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D60953b74212d1%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D5MmhlSbsuegX9REkV8pZZzB3qCA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DogAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjJJio1QN3dk5KbK8JK5Pi4cFLlMfYpbE0nphj_YnMRVJLaPJoW0L_z8c9vLzPYUqVqB1KDxRU41FgHkvSsYp9Tn6NF5m8X0uqlXFMTdaCy2z8L-6LK-gJ00oElfeMrtNBmsp_Vd1ALiAbHXYbysAw4d5WETjuB1PsBv6PyApW5NGN8xUH4BNxwgKvgcKp7qYIB3RYvE2l2eftQpVASd9XFl%26sigh%3DGvELOaybgfiHcrPmUgrxopgsaYQ%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D60953b74212d1%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D5MmhlSbsuegX9REkV8pZZzB3qCA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki videoda da, ailecek, yaptığım yemekle doymamışız (çok nadir olur öyle), ekmek, yağ, peynir tıkınıyoruz. Dante neyse ki yağlı ekmeği sevmez, ama ekmeğimize yağ sürmeyi ihmal etmez. Yaşlanınca bakacak bize bu oğlan! :-P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-6f19537e6420e3ac" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjIiVNl_xQ-tOUoP17WUjpzh0zB5V-8NJYr4CjhyNCJP8cbd2ZvLgWmdruQJcnaYSqbjS3DKTWGMDEnNAMMfbL9NjuPn3bH4CXPfURKH8k6_0mJIe7Acmsrgjlz5DjFe-byGc5yiIqO_TENz9e_wrujXL5ioz-6p23OyHR_3zek6uo52zCqdK08_um7Msbi1bkD0b-eJngsDBkfiVsGX4Avl%26sigh%3DoEeiBWz38VKQ8_Xjlrqy4T6MwP8%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D6f19537e6420e3ac%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DbiUY6pxXEdAOVjvkHNwHaG42Vus&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjIiVNl_xQ-tOUoP17WUjpzh0zB5V-8NJYr4CjhyNCJP8cbd2ZvLgWmdruQJcnaYSqbjS3DKTWGMDEnNAMMfbL9NjuPn3bH4CXPfURKH8k6_0mJIe7Acmsrgjlz5DjFe-byGc5yiIqO_TENz9e_wrujXL5ioz-6p23OyHR_3zek6uo52zCqdK08_um7Msbi1bkD0b-eJngsDBkfiVsGX4Avl%26sigh%3DoEeiBWz38VKQ8_Xjlrqy4T6MwP8%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D6f19537e6420e3ac%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DbiUY6pxXEdAOVjvkHNwHaG42Vus&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Not: &lt;br /&gt;Önceki anketin sonuçlarına göre;&lt;br /&gt;-23 kişi oy kullandı&lt;br /&gt;-5 kişi her kahvaltıda meyve yiyor&lt;br /&gt;-6 kişi yazın karpuzu kahvaltı sofrasından eksik etmiyor&lt;br /&gt;-sadece meyve yiyip çıkan yok&lt;br /&gt;-12 kişi "hadi len, kahvaltıda da meyve mi yenirmiş!" diyor&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-825860144890307200?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=60953b74212d1&amp;type=video%2Fmp4bu' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=6f19537e6420e3ac&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=b97fecd2fa2b34f3&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=c686c8e654fcee60&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/825860144890307200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=825860144890307200' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/825860144890307200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/825860144890307200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/bu-meyve-baska-meyve.html' title='Bu meyve başka meyve'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-6491685588366739014</id><published>2009-10-11T16:34:00.000-07:00</published><updated>2009-10-20T12:40:00.569-07:00</updated><title type='text'>Yenilesi, tropikal videolar-1</title><content type='html'>Benim çocukluğumda (37 yaşımdayım, hesabı siz yapın) en ulaşılmaz meyve muzdu. Her eve girmezdi muz, alabilen aileler azınlıktaydı. Bizim gibi 3 çocuklu memur ailesinin evinde, kırk yılda bir alındığı zaman, biz üç kızkardeş nasıl paylaşacağımızı bilemezdik. Çikita ithali başladığında ise 11 yaşımda falandım, tezgahlarda sarı sarı çil çil altın gibi birşeydi onlar da...ucuzladı neyse ki, şimdi yeni nesil için ha elma ha muz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemle babamın çocukluğunda da (1942 doğumlular) portakal öyleymiş. Karda yolları kapanan köylerinden, babası (ki köyün en zenginiydi) Bursa`ya falan kırk yılda bir gidecek de, rastlarsa, parasına kıyarsa, üç tane portakal alacak, eve getirecek, 8 kardeş paylaşacak. &lt;br /&gt;Babalarının portakal getirmesini annem hala gözleri parlayarak anlatır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim gibi, Japonya`daki tek tek ambalajlanıp satılan ateş pahası meyvelerle başı dönmüş, sonra yiyeceğin, meyve ve sebzenin ucuz olduğu ABD`ye gelip bunlarla gözü dönmüş birinin, en sonunda bir türlü cesaret edemediği o uzaydan gelmiş gibi duran tropikal meyvelere saldırması işten bile değildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda, Dante gibi meyve ile arası bir dargın bir barışık olan, öyle her meyveyi ağzına koymayan bir çocuk da işin içinde olunca, kendi merakımı gidermek ve Dante`ye de alternatif göstermek, gösterirken video önünde çekim yapıp, ciddi bir iş yapıyormuşcasına, onu da buna katıp biraz olsun ilgisini çekmek için adı sanı duyulmamış, yetiştiği ülkelerde belki elma muamelesi gören, ama bize uzaydan düşmüş gibi gelen bu meyvelerin videosunu çekeyim dedim. Bu tür meyvelere benim eskiden yaptığım gibi uzaktan, çekinerek bakanlara da cesaret vereyim dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım 6 tane video var, ancak kuyruk gibi hepsini alt alta dizmek istemedim. Birkaç gün sonra da onları koyarım buraya. Maksat, kart sesimle, milleti tropikal meyvelerden bir batında soğutmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-5df27ca44f78134e" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAPEbdexZYqODP9Nt5kZfcH0l7jC0hV33gWQMXPiF7veL6kBe3IZlQ0Y7fo4S72TOr6yuOQp030py0xRPIJd-8Wz09ypz0iPb0LFkBYlvhD1nui0DQo5Xb6wSSuz4ABD6vC9KOfo_KAhdtk45ip2vccAzwZpnfaG-bPz0QW3Hw7RqWu-T_lrbx50CDrPv0w-Y70zegd2Ydz16NHCTvEpxBzOGoTAZ588ee0dPN6AQ8DKj%26sigh%3DrHf8DrbsW3fV3338DM7EgHwbDck%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D5df27ca44f78134e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DTfveiY-abjv2h9Tl1HyQUPUfmRw&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAPEbdexZYqODP9Nt5kZfcH0l7jC0hV33gWQMXPiF7veL6kBe3IZlQ0Y7fo4S72TOr6yuOQp030py0xRPIJd-8Wz09ypz0iPb0LFkBYlvhD1nui0DQo5Xb6wSSuz4ABD6vC9KOfo_KAhdtk45ip2vccAzwZpnfaG-bPz0QW3Hw7RqWu-T_lrbx50CDrPv0w-Y70zegd2Ydz16NHCTvEpxBzOGoTAZ588ee0dPN6AQ8DKj%26sigh%3DrHf8DrbsW3fV3338DM7EgHwbDck%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D5df27ca44f78134e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DTfveiY-abjv2h9Tl1HyQUPUfmRw&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-c75fee5b9e3aab4d" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAHZQAKfu6jF-JfdYz_38Vlgrjnh6T3y6eQB9I4Z_d70ZireJvqSh_tND1YBokIQYlJSLZL2WhzCqv2jp4SXlf840LZN791SF9za5AH5TbBqbUVZ8tXgIBgmtnY5hxkd68bL0AEBncLo_j2YEovagC3MCISL8XSBGOG9AiRO2iYRUJUiupjpv6wHeYsgC01PJt4OpwN6I5mJzew55BWeLomv78N0295OpbPXQY5z1gBcr%26sigh%3DTnQLOjTIAKJzEPMDJBGeNn9Z4zw%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dc75fee5b9e3aab4d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DDAbEa2Ko7EyqyRgGKww4ElNKOe4&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAHZQAKfu6jF-JfdYz_38Vlgrjnh6T3y6eQB9I4Z_d70ZireJvqSh_tND1YBokIQYlJSLZL2WhzCqv2jp4SXlf840LZN791SF9za5AH5TbBqbUVZ8tXgIBgmtnY5hxkd68bL0AEBncLo_j2YEovagC3MCISL8XSBGOG9AiRO2iYRUJUiupjpv6wHeYsgC01PJt4OpwN6I5mJzew55BWeLomv78N0295OpbPXQY5z1gBcr%26sigh%3DTnQLOjTIAKJzEPMDJBGeNn9Z4zw%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dc75fee5b9e3aab4d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DDAbEa2Ko7EyqyRgGKww4ElNKOe4&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-f1d99e574d04a46c" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KI-qe7Z4h--Fv6sGLRI98DKaTIcRhImde3o0cKR-OUgDMM4SGzT7mNflKcBaQPGJZTG6VcRN9oDfCievHSSzmUlOkUCZ7zQOr4kXdpopqqQcOljhyj7hMlhuMjtAF1ZJJZ-XAwkZQQLOW_UXWy1cdhfEkJrFCQLwnGq1Pcv-uwPbp_-9fSM5t5YhR_6yQh2iPqH7XTnsDspb_GEPPN5apVj%26sigh%3DxfA_Xtg89EAS-2UXVlMRZOqzyMg%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df1d99e574d04a46c%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DRmCalpIwjnqplclY4ix0HJfF2-A&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KI-qe7Z4h--Fv6sGLRI98DKaTIcRhImde3o0cKR-OUgDMM4SGzT7mNflKcBaQPGJZTG6VcRN9oDfCievHSSzmUlOkUCZ7zQOr4kXdpopqqQcOljhyj7hMlhuMjtAF1ZJJZ-XAwkZQQLOW_UXWy1cdhfEkJrFCQLwnGq1Pcv-uwPbp_-9fSM5t5YhR_6yQh2iPqH7XTnsDspb_GEPPN5apVj%26sigh%3DxfA_Xtg89EAS-2UXVlMRZOqzyMg%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df1d99e574d04a46c%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DRmCalpIwjnqplclY4ix0HJfF2-A&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Anket sonuçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 kişi oy kullandı&lt;br /&gt;10 kişi muzu&lt;br /&gt;14 kişi elmayı evlerinde en çok tüketilen meyve olarak seçti&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-6491685588366739014?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=5df27ca44f78134e&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=c75fee5b9e3aab4d&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=f1d99e574d04a46c&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/6491685588366739014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=6491685588366739014' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6491685588366739014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6491685588366739014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/yenesi-tropikal-videolar.html' title='Yenilesi, tropikal videolar-1'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-8291377572081078043</id><published>2009-10-20T00:00:00.000-07:00</published><updated>2009-10-20T12:39:35.686-07:00</updated><title type='text'>Yenilesi Tropikal videolar-2</title><content type='html'>&lt;a href="http://images.google.com/images?q=dragon+fruit&amp;oe=utf-8&amp;rls=com.ubuntu:en-US:unofficial&amp;client=firefox-a&amp;um=1&amp;ie=UTF-8&amp;ei=-FjdSv_IIJXS8AbZ0LVv&amp;sa=X&amp;oi=image_result_group&amp;ct=title&amp;resnum=5&amp;ved=0CCwQsAQwBA"&gt;Pitaya&lt;/a&gt; (dragon fruit), &lt;a href="http://images.google.com/images?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=com.ubuntu%3Aen-US%3Aunofficial&amp;um=1&amp;sa=1&amp;q=longan&amp;aq=f&amp;oq=&amp;aqi=g8&amp;start=0"&gt;longan&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://images.google.com/images?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=com.ubuntu%3Aen-US%3Aunofficial&amp;um=1&amp;sa=1&amp;q=cherimoya&amp;aq=f&amp;oq=&amp;aqi=g3&amp;start=0"&gt;cherimoya&lt;/a&gt; videolarından sonra gelelim serinin sonuna. Videolar 1 aydır bekliyor. Bir ara çok heveslenmiş, meyveleri alıp alıp videolar çekmiştim. Meyvelerin miyadı dolmadan yedik söylemesi ayıp da, videoların miyadı dolayazdı. Dante bile büyüdü, saçları bilmem kaçıncı kez kesildi, tekrar uzadı...sonunda yayınladım da rahatladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videolarda adı geçen meyveler &lt;a href="http://images.google.com/images?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=com.ubuntu%3Aen-US%3Aunofficial&amp;um=1&amp;sa=1&amp;q=kiwano+fruit&amp;aq=1&amp;oq=kiwano&amp;aqi=g3&amp;start=0"&gt;kiwano&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://images.google.com/images?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=com.ubuntu%3Aen-US%3Aunofficial&amp;um=1&amp;sa=1&amp;q=star+fruit&amp;aq=f&amp;oq=&amp;aqi=g4&amp;start=0"&gt;star fruit&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://images.google.com/images?hl=en&amp;client=firefox-a&amp;rls=com.ubuntu%3Aen-US%3Aunofficial&amp;um=1&amp;sa=1&amp;q=passion+fruit&amp;aq=f&amp;oq=&amp;aqi=g9g-m1&amp;start=0"&gt;passion fruit&lt;/a&gt;. Videoları bir kerede çektim. Öyle senaryo ezberleyip, hata yapınca kesip tekrar başa dönmedim. Videoları fazla uzatıp Dante`yi sıkmamak için, unuttuğum bir sürü bilgiyi veremedim, bazı yerlerde saçmaladığımı gördüm. Blog dünyasının yeni &lt;span style="font-style:italic;"&gt;artizi&lt;/span&gt; olmak gibi bir niyetim olmadığı için, ilk yazıdaki videoları çekerken koca göbeğimi bile içime çekmediğimi farkettim, yazıklar olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun videolar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Elma ve muz anketinin sonuçları da önceki serinin sonunda, merak edenleriniz için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-e56c20a80351a7a6" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAEbqiT-pXmimn7VDny7-dKqGhW40KORvRLIFg2KxZO2ierhBRQGrPDF41sQChdA_6Rnk2Q43MgFPU829kPAuCGoiVYfs4hyNyN3X5IjVhrCGyE4R_k4STWQzb7i2pQ7Li3bJB-PfrRfaAsfFkmjRlzSYp-ERI1qf_CK99wLkEy9-nd7ZFuDHFGsMBS3p_8djsCk0uiPgSIGjySTEfLltXUQXycp1Zad56a76B5-61ftd%26sigh%3Djy0qpMMKNk__FHymju7fH7GKtn0%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3De56c20a80351a7a6%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DRhbl6ZCpaxYBHzLSe0-eZq7THsg&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAEbqiT-pXmimn7VDny7-dKqGhW40KORvRLIFg2KxZO2ierhBRQGrPDF41sQChdA_6Rnk2Q43MgFPU829kPAuCGoiVYfs4hyNyN3X5IjVhrCGyE4R_k4STWQzb7i2pQ7Li3bJB-PfrRfaAsfFkmjRlzSYp-ERI1qf_CK99wLkEy9-nd7ZFuDHFGsMBS3p_8djsCk0uiPgSIGjySTEfLltXUQXycp1Zad56a76B5-61ftd%26sigh%3Djy0qpMMKNk__FHymju7fH7GKtn0%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3De56c20a80351a7a6%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DRhbl6ZCpaxYBHzLSe0-eZq7THsg&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-676e67b0a2b0f95d" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjJUfEypJXvIOVYOvjFG2VpMZkgqgRGsjvuFnL9OWHPqG9JGLVHGirEZP47uhMpMtHdbpHxbyM9wnSWjJRtzuFmhnmwqu-04StkkD_Hbxrh1s1zAcGgg3Uref2duwD7s-N5oFTQOrEwJc8duPlYqr-jos0Jkvf-gy2RClWUx6Gs4P5vhg9BoyehyNKmrhXG1AzUqBGqqkd-YwjCfey9pxGZY%26sigh%3Dwd1DMdKlwT-Z2OnTP3H7AZyPWpo%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D676e67b0a2b0f95d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DIufKQrxxM8IYMfhlgZNytPhXj9M&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjJUfEypJXvIOVYOvjFG2VpMZkgqgRGsjvuFnL9OWHPqG9JGLVHGirEZP47uhMpMtHdbpHxbyM9wnSWjJRtzuFmhnmwqu-04StkkD_Hbxrh1s1zAcGgg3Uref2duwD7s-N5oFTQOrEwJc8duPlYqr-jos0Jkvf-gy2RClWUx6Gs4P5vhg9BoyehyNKmrhXG1AzUqBGqqkd-YwjCfey9pxGZY%26sigh%3Dwd1DMdKlwT-Z2OnTP3H7AZyPWpo%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D676e67b0a2b0f95d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DIufKQrxxM8IYMfhlgZNytPhXj9M&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-e03e8ff5d5d56e5e" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAEbqiT-pXmimn7VDny7-dKqNogZ4XmKjFoohcbi5lV4_MyQz7gpPzgbCudq2JmqfMXjFPD_DfVa25rVopARH960EG3Okpe8xtBvpiZvc6tQBPvASiWiz-gydR5PiOnMS3v0j55Aip7ayzz40dgRBIZHNkH1pwKSAA9h_IguSAFFPmg8OOlpRtNrsUpGdYNP9D24gHxwUh0WiHRR2RoWMjUV7OJhTbhuEZh0TULiL0Kb8%26sigh%3DeAseeKhuymiDej1R06wDR-jyLSI%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3De03e8ff5d5d56e5e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3Dwlf8PYu-OfYTm-qEiPWSDsOPmFE&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAEbqiT-pXmimn7VDny7-dKqNogZ4XmKjFoohcbi5lV4_MyQz7gpPzgbCudq2JmqfMXjFPD_DfVa25rVopARH960EG3Okpe8xtBvpiZvc6tQBPvASiWiz-gydR5PiOnMS3v0j55Aip7ayzz40dgRBIZHNkH1pwKSAA9h_IguSAFFPmg8OOlpRtNrsUpGdYNP9D24gHxwUh0WiHRR2RoWMjUV7OJhTbhuEZh0TULiL0Kb8%26sigh%3DeAseeKhuymiDej1R06wDR-jyLSI%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3De03e8ff5d5d56e5e%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3Dwlf8PYu-OfYTm-qEiPWSDsOPmFE&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-8291377572081078043?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=676e67b0a2b0f95d&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e03e8ff5d5d56e5e&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e56c20a80351a7a6&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/8291377572081078043/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=8291377572081078043' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8291377572081078043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8291377572081078043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/yenilesi-tropikal-videolar-2.html' title='Yenilesi Tropikal videolar-2'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-6877351447502987123</id><published>2009-10-17T00:20:00.000-07:00</published><updated>2009-10-17T01:45:12.413-07:00</updated><title type='text'>Olur mu olur!</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Geleneksel Dünya GAPkids Model Seçim Şenlikleri&lt;/span&gt; adını koyduğum bir çılgınlık varmış da haberimiz yokmuş. &lt;a href="http://hadievegidelim.blogspot.com/2009/10/ya-tutarsa.html"&gt;Calanon&lt;/a&gt;`dan aldım haberi, anladım ki o da bir başka blogdan, o blog da başka bir blogdan, belki o da başka bir blogdan almış bu haberi ve sokmuşlar çocuklarını. Alex`e oy vermek için yarışmanın websitesine girdiğimde, oy vermek için üye olmam gerektiğini gördüm, eh üşenmeden üye oldum, oyumu verdim. Bir baktım biz de girebilirmişiz yarışmaya. Sonra yine bir baktım, bir galeri var, diğer çocukları gösteren...binlerce çocuk, sadece ABD çapında. Yarışmayı duyan, ödülleri duyan, haklı olarak sokmuş çocuğunu yarışmaya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Stl_Q_g5KYI/AAAAAAAADnY/H9VQqKngjec/s1600-h/GapkidsContest.resized.embossed.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Stl_Q_g5KYI/AAAAAAAADnY/H9VQqKngjec/s400/GapkidsContest.resized.embossed.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393481958656911746" border="0"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradaki arkadaşlardan da "aa o mu, her sene yapılır o yarışma!" diye ne kadar geleneksel olduğunu da öğrendikten sonra, Dante`yi de yarışmaya sokmaya karar verdim. Tammo`ya da usülden danışıp, "nice, so he can start making some money for his own education" (kendi eğitim masraflarını çıkarmaya başlasın tabi, yan gelip yatmak var mı?!" yanıtını aldıktan sonra, 5 adet fotoğrafını yükledim gitti. Olur mu olur! Aşağıda gerekli linkleri verdim, oy vereceklere şimdiden teşekkürler. &lt;br /&gt;Dante model olmazsa, muhtemelen kolunda iki bilezik şimdiden hazır orası kesin...hem dansçı hem aşçı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-9e066979508a215b" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAOF-u9WtopylwZ9XHAqIS4SNph03i_hpmqO8FVpDgbDrweIwXwtUdFQ1AtHn-3mDF0o6qsYbaPaaHe6ABT-bEWbUOMawoB20f3vO1DtbBsUw9tWo2ScnDh_H_7uZseJwxiG03A6BPao9pHBtZZvsAtWteuQQw4g4w3cHneB4bY7bkorx_WzB_MH6qrdwQlOQo-DZUKAYHYczqC7jhRrhFhFHIp9cv0EraSFHIPDOn4YD%26sigh%3Dvska8jkbknS7osdRhhQarnkyw4Q%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D9e066979508a215b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DFbuAvW2_sW8GVlFiMQxcS-zrBoA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAOF-u9WtopylwZ9XHAqIS4SNph03i_hpmqO8FVpDgbDrweIwXwtUdFQ1AtHn-3mDF0o6qsYbaPaaHe6ABT-bEWbUOMawoB20f3vO1DtbBsUw9tWo2ScnDh_H_7uZseJwxiG03A6BPao9pHBtZZvsAtWteuQQw4g4w3cHneB4bY7bkorx_WzB_MH6qrdwQlOQo-DZUKAYHYczqC7jhRrhFhFHIp9cv0EraSFHIPDOn4YD%26sigh%3Dvska8jkbknS7osdRhhQarnkyw4Q%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D9e066979508a215b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DFbuAvW2_sW8GVlFiMQxcS-zrBoA&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan da eşe dosta haber vermek lazım, hergün bir kere oy kullanabiliyorsunuz. Hergün oy kullanacak, üşenmeyecek babayiğidi bulmak zor. Olsun, ben duyurumu yapayım da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi efendim, huzurlarınızda, üye olup oy kullanmak için yanıp tutuşacağınız, sonra hergün bir kere uğramak için sabırsızlanacağınız &lt;a href="http://family.go.com/gapcastingcall/entries/DanteKorel/"&gt;Dante`nin sayfası&lt;/a&gt; !!! (Kasım`a kadar oy kullanilabiliyor, oy verenlerin favorisi seçilip, açıklandıktan sonra, asıl jürinin seçiminin sonuçları Şubat`ta)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-6877351447502987123?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=9e066979508a215b&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/6877351447502987123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=6877351447502987123' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6877351447502987123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6877351447502987123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/olur-mu-olur.html' title='Olur mu olur!'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/Stl_Q_g5KYI/AAAAAAAADnY/H9VQqKngjec/s72-c/GapkidsContest.resized.embossed.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-6377243239148609010</id><published>2009-10-04T23:09:00.000-07:00</published><updated>2009-10-12T22:55:01.673-07:00</updated><title type='text'>Ayak</title><content type='html'>Her tıkladığınızda, koca ayaklarımı gözünüze sokmak değil amacım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu fotoğrafımı çok severim. Öyle severim ki; yıllar önce Atlantik okyanusuna bakan bu ayakların fotoğrafını çektikten sonra, ayak bastığım her suya karşı, mutlaka böyle bir pozu alışkanlık haline getirdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O üç tane, renkli balon fili tutarken bir taraftan da kayak yapan kızdan sıkılmıştım artık. Yan taraftaki ankette fikrinizi bildirirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek yakında, pek alakasız videolarla döneceğim. Görüşürüz...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Ek: yeni görünüm anketi sonucları:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;69 kişi oy kullandı&lt;br /&gt;39 kişi yeni görünümü beğendi&lt;br /&gt;14 kişi hiç beğenmedi&lt;br /&gt;7 kişi eskisi daha güzeldi dedi&lt;br /&gt;9 kişi blogun ayak fetişistleri tarafından da tıklanacağını düşünüp pıfladı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-6377243239148609010?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/6377243239148609010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=6377243239148609010' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6377243239148609010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/6377243239148609010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/ayak.html' title='Ayak'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-3546805622388821927</id><published>2009-10-09T23:07:00.000-07:00</published><updated>2009-10-09T23:17:25.451-07:00</updated><title type='text'>Manşet olmalıdır</title><content type='html'>&lt;a href="http://zihniorer.blogspot.com/"&gt;Zihni abi&lt;/a&gt; gene yapacağını yaptı. Bir önceki "Ayak" başlıklı yazıma öyle bir yorum gönderdi ki, sabah sabah okuyunca uykum açıldı. Böyle güzel bir yorum, manşete taşınmalı, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;başkalarının da uykusunu açmalı &lt;/span&gt;deyip burada da yayınlamadan edemedim...buyrun uyanın!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Sevgili Açalya,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayaklar emekçidir, yük taşır, bu yüzden aşağıdadır belki de. Ama önemsenmelidir ki, insanlık aç kalmasın.&lt;br /&gt;Ayağıyla gurur duymak her yiğidin-ya da güzelin harcı değildir:)&lt;br /&gt;Ayaklar bakım ister, ayaklar tatil ister, ayaklar ilgi ister ve de çoğunlukla manşet olmalıdır. Manşet yaptığın için sağol:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yürü ya kulum” demiş adamın biri. Kulu yürümüş ama, saf ayakla değil, hani var ya, “ayak yapma lan” dedikleri ayakla… ve terlemeden tanrısına kavuşanlardan söz ediyorum... "ayakları havada paracıklar tavada" cinsinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee, biz de yürüdük, belli ki Açalya da yürüdü (global yolların dünyasında) yürümesine de, ayaklarımız mı aşındı, yoksa yol mu?&lt;br /&gt;Yollar yürümekle aşınmamışsa (s.demirel’in dediği gibi)&lt;br /&gt;Kesin ayaklardır aşınan.&lt;br /&gt;İşte o zaman ayaklar hak etmiştir hah işte&lt;br /&gt;&lt;a href="www.acalya.blogspot.com"&gt;böyle&lt;/a&gt;,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onurlu nasırlarıyla kumsala teğet durarak, denizin dalgaları saygısından resmi geçit temposuna gönüllü gülümseyerek, kan dolaşımının ritmine akort yaparcasına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın ayakları &lt;a href="http://www.fotosearch.com/bigcomp.asp?path=FSA/FSA003/x10927252.jpg"&gt;yere&lt;/a&gt; basmalı bir kere….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakaltı gökyüzüne bakarsa sürekli, dünyayı ters görmeniz kaçınılmazdır. kompleksin kuruntusu orada başlar ve kompleksli yalnızlığın tedavisi devrimdir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-3546805622388821927?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/3546805622388821927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=3546805622388821927' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3546805622388821927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3546805622388821927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/10/manset-olmaldr.html' title='Manşet olmalıdır'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-8100730026980484991</id><published>2009-09-22T00:12:00.000-07:00</published><updated>2009-09-22T01:27:38.146-07:00</updated><title type='text'>Amerikalı Bahadır, nirdesin?</title><content type='html'>Dante ilk kez bir hayvanat bahcesi gördüğünde 5 aylıktı. Elbette yarısını uyuyarak gezmişti, yarısını da bir anlam veremeden. San Diego hayvanat bahcesiydi. 10 aylık olduktan sonra, şimdiye kadar, o hayvanat bahçesini birkaç kere daha, ama bu sefer zevk alarak, anlayarak dolaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, 9 aylıkken, çiftlik hayvanları gibi mahlukatı barındıran, araya birkaç maymun çeşidi, lama, devekuşu, kartal serpiştirerek ve bir daire etrafında tavaf edip, çoluk çocuğa iki tur attıran, hayatından bezmiş bir fili de ortaya koyarak durumu kurtarmaya çalışan Santa Ana hayvanat bahçesine de götürmüştük, &lt;a href="http://acalya.blogspot.com/2008/03/amerikal-bahadr.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ki bunun hakkında ta o zamanlar eğlenceli bir yazı yazmıştım&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;, bu videoyu ve yazıyı tamamlasın diye okumanızı tavsiye ederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde sabah sabah yapacak birşey bulamayınca, attım Dante`yi arabaya, "oğlum yürü Amerikalı Bahadır`a bindircem seni, trene binip inek, at, domuz görcez, hayvanat bahçesine gitçez" dedim. Tabi haliyle, Dante`nin hayvanat bahçesi çıtası &lt;a href="http://www.sandiegozoo.org/zoo/index.php"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;San Diego Zoo&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ve yine San Diego`daki &lt;a href="http://www.sandiegozoo.org/park/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Wild Animal Park&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;`tan ötürü yüksek. Yavrum giderken zürafa, gergedan, zebra, aslan neyin görecek yine diye çenesi durmadı sevinçten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittik...&lt;br /&gt;İki tembel lama, iki zıplamaktan aciz kanguru, yalnız ve keleş bir kartal, birkaç bitli maymun görüp hüzünlendik. Dante bile birden 20 yaş yaşlandı. Yaşlı erkekler gibi, elleri kıçında, hüzünlü gözlerle hayvanlara baktı. Bahadır, önceki yazımda yazdığım gibi, sanırım kafayı yedi ve ordan uzaklaştırıldı, çünkü tavaf ettiği daire ot bağlamış, yerinde yeller esiyordu. Biz de hayvanat bahçesinin bence en eğlenceli kısmına gittik. 100 yaşında dedelerin gönüllü olarak çalıştığı tren kısmına. Bu mini trenle çiftlik hayvanlarını görebiliyorsunuz, koyunların yanından geçerken burnunuzun direği kırılıyor, ama çocukların umrunda mı! Bir de minik bir tüneli var ki, tüneller Dante`nin en sevdiği şeyler, Dante`nin, içinden geçerken fotoğrafını çekmek isterken, makine yanlışlıkla kamerada çalışmış, farkedince ellemedim artık...ortaya youtube`luk bir video çıktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-f46b9a77ab0f2358" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KLl2m3vWuIaqB44iv4_cCssz9iN8Z1h5Z970Gs36Jd9DlxHA8J7fbgZl7d3WCM4EnPiwTvwo8jof6a9GFlkXTjQf6qtvu0qJa0a2oDrqRY969IwoMivmy_AQZuc10bVmd_ede7c9eG7R3Punuz8lxECgNk4GvGfuOlndqCn2FEL3tzkVjPL_74f0Td0LIqweIc0EGPxWAc_EPGVZ0yi8MDm%26sigh%3DN0FA-ZsDod2ZoJiU57Q9Wy1s7nc%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df46b9a77ab0f2358%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DflUopGGPosx8kmWYOiGl9SIibWc&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KLl2m3vWuIaqB44iv4_cCssz9iN8Z1h5Z970Gs36Jd9DlxHA8J7fbgZl7d3WCM4EnPiwTvwo8jof6a9GFlkXTjQf6qtvu0qJa0a2oDrqRY969IwoMivmy_AQZuc10bVmd_ede7c9eG7R3Punuz8lxECgNk4GvGfuOlndqCn2FEL3tzkVjPL_74f0Td0LIqweIc0EGPxWAc_EPGVZ0yi8MDm%26sigh%3DN0FA-ZsDod2ZoJiU57Q9Wy1s7nc%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df46b9a77ab0f2358%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DflUopGGPosx8kmWYOiGl9SIibWc&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hayvanat bahçesi olgusunu&lt;/span&gt;" tekrar düzeltmek, açılan yaraları sarmak, acıyı hafifletmek için bir San Diego Zoo yada Wild Animal Park yapmak gerek bu aralar. Hoşçakal Bahadır! her neredeysen, umarım kafayı sıyırmamışsındır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-8100730026980484991?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=f46b9a77ab0f2358&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/8100730026980484991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=8100730026980484991' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8100730026980484991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/8100730026980484991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/09/amerikal-bahadr-nirdesin.html' title='Amerikalı Bahadır, nirdesin?'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-3849908471129316811</id><published>2009-09-11T01:30:00.000-07:00</published><updated>2009-09-11T15:25:43.528-07:00</updated><title type='text'>tü kaka 2, üçlü salto ve dans</title><content type='html'>Bu "tü kaka 2" galiba sonunda bizi de vurdu. Bu uyumlu, söz dinler, muhtemel ve müstakbel &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Caillou"&gt;Caillou&lt;/a&gt; tadındaki Dante, hakkını yemiyeyim şimdi, genelde o özelliklerini korumakla beraber, yavaştan "bakalım nereye kadar?"ı denemeye başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi eften püften, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;a bak arıkuşu geldi, a salyangoza bak&lt;/span&gt;" falan gibi kolayca dikkati dağıtılabilen saniyelik krizlerinden bahsetmeye gerek bile yok. Bu minik adam öyle yerlerde de tepinmiyor istediği birşey olmayınca falan..."&lt;span style="font-style: italic;"&gt;eee Açalya, hasta mısın kızım, ne o zaman tü kaka 2 bizi de vurdu diyon ki?&lt;/span&gt;" diyebilirsiniz. "tü kaka 2"yi fena halde yaşadığını söyleyen anne babalardan af dileyip bugün ne olduğunu anlatayım da, bizim de bir 2 yaş krizi anımız olsun. (muhtemelen bu bir başlangıç ya, hadi bakalım, pek mi safım acaba? neyse) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu Dartanyan`ı hani 5 aylıkkenden beri &lt;a href="http://jwtumbles.com/"&gt;JW Tumbles&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.gymboreeclasses.com/index.jsp"&gt;Gymboree&lt;/a&gt; denilen oyun, atlama zıplama vs. derslerine götürüyorduk ya, hani bana gına gelmişti ya...neyse efendim, bu çocuğun boyunu aşan enerjisini, şaşırtıcı şekildeki orantılı ve k.as.lı v.ücu.dunu, JW Tumbles ve Gymboree`deki hocaları dahi hayrete düşüren denge koordinasyon falan filan olaylarını daha anlamlı bir yerde değerlendirelim dedik. Benim hep aklımın bir köşesindeki cimnastik okuluna yazdırıverdik. Burada eve pek yakın, dünya standartlarında bir cimnastik okulu var. Sahibi eski Sovyet vatandaşı, 30 senedir falan Amerika`da yaşayan, eski ülkesinin bilmem kaç kere ulusal şampiyonu, dünya ve olimpiyat şampiyonu, adıyla anılan bir "taklası" bile bulunan bir cimnastik hocasına "eti senin, kemiği benim" dedik söylemesi ayıp efendim. &lt;br /&gt;Elbette cimnasitiğin "c"sinden başlandı, ama profesyonellerin kullandığı her alet edevatla haşır neşir ve o alet edevatı da oyunların içine katarak gayet başarılı bebek-çocuk sınıfları düzenlemişler. Tabi bu alanında meşhur adam, daha büyük erkekleri çalıştırıyor, bazen bizim dersin yan tarafında gençleri çalıştırırken, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;gelecek vaadeden minikleri de keşfetmek için&lt;/span&gt;" bizim veletleri de gözlemliyor. &lt;br /&gt;Elbette adamın bakmadığı zamanlarda bizim dana harikalar yaratıyor da, her nedense adam bizim tarafa baktığında danaya birşeyler oluyor, ya ordan oraya deli danalar gibi koşturuyor, yada süt dökmüş danaya dönüyor. Yahu evladım, ben biliyom sen ileride böyük adam olcan da, şu adam seni bir keşfediverse değil mi ama?! yooook, o adamı geçtim, kendi hocası da buna bakarken bunun eli oynaşta, hoca yanımızdan ayrıldığında neredeyse üçlü salto atıyor da hoca görmüyor, e denmez ki manyak karılar gibi, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;hoca bak kaçırdın valla, hem de katmerlisini yapıyor bu&lt;/span&gt;" diye! o kadar hırslı değilim neyse ki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse şimdi danamı övmeye başladım yine, sadede geleyim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, gene ordayız, bu dananın delleneceği tuttu. Hocası da bunu o kadar çok seviyor ki, 5 aylıktan beri tanıyor, eski hocası (ama orada yeni), resmen büyümesine tanık oldu Dante`nin. Diğer çocuklar analarının, babalarının dizinin dibinde hoca ne derse yapıyorlar, bir ahenk bir ahenk sormayın gitsin, çocukların gıkı çıkmıyor, sanki büyümüşler de küçülmüşler. Hoca, bunlara ısınma hareketleri yaptırırken, benim dana atlama beygirinin ayar vidalarıyla oynuyor, hoca, bunları denge barında yürütürken, benim dana trambolinin ağının altına kaçmış falan ay aman bana fenalık geldi "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;oğlum gel buraya, bak hoca ne diyorsa onu yapacağız&lt;/span&gt;" demekten, ordan burdan toplamaktan. Hocaya dedim "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;şimdi geri sayım başladı, eğer apar topar gidersek bil ki cezalandırıyorum", "anlaşıldı"&lt;/span&gt; dedi kadın ne yapsın. Sonunda deli dananın, bir kızın içine zıpladığı halkayı tam kız içine zıplamadan alıp kaçmasıyla bana da geldiler. Dedim "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;derhal gidiyoruz, üç keredir söylüyorum sana yapma etme, eve gideriz bak diye, şimdi gidiyoruz!&lt;/span&gt;". Böğüre böğüre çıktık oradan, arabaya attım bunu, cinlerim tepemde. Eve gelene kadar böğüre böğüre ağladı, eve gelince de benim sakin ama çok sert konuşmalarımdan ona da fenalık geldi. Rahatlamak için başka yol bulamayınca, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;meme&lt;/span&gt;" diye peşimde böğürmeye başladı. "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir de ödül mü vereceğim sana halla hallaaa?!&lt;/span&gt;" diye dellendim ve derhal üst kata çıkıp kürek çekme makineme oturup yüz tane kürek çektim. Makinenin yanında ağlamaktan gözleri şişmiş, burnundan akan sümüklerin tadına baka baka tepindi. Sonra daha fazla dayanamayıp odasına yöneldim, bu da peşimde hıçkıra hıçkıra...oturdum yere, açtım kağıtları pastel boyaları, kendi kendime konuşa konuşa resim yapmaya başladım. "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;işte dağları kahverengi yapalım, güneş sarı olsun, bir de dere yapalım mavi&lt;/span&gt;" gibi. Bu da oturdu yanıma, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ağaç Grün&lt;/span&gt;", "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;mavi balon&lt;/span&gt;" diyerek birşeyler çiziktirmeye başladı. Göz ucuyla da seyrediyorum, sümüklerini çeke çeke "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;anne pembe al&lt;/span&gt;" şeklinde yavaştan iletişim kurmaya çalışıyor, yüreğimin yağları eridi tabi. Başka oyunlar oynayıp, öğlen yemeğini de silip süpürünce, uykuya dalarken fazla inat etmeyip meme ödülünü verdim, uyudu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra bir ara, gene tepemi attırdığı bir sırada, sabahki cezasını hatırlatıp vıdı vıdılanırken birden, nereden öğrendiğini bir türlü anlamadığım bir şekilde, elinin ayasını trafik polisi gibi suratıma doğru tutup, "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;yettin ulan kadın&lt;/span&gt;!" der gibi bir ses tonuyla "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;anne! stop&lt;/span&gt;!" demez mi!!!! (hiçbirimiz öyle konuşmayız evde)...e şimdi sayın seyirciler böyle bir durumda her iki tarafın da akıl sağlığı için vıdı vıdıdan vazgeçilip g.öt üstüne oturulur. Uzatmayayım, ben de aynen öyle yaptım, kafamın içinde birden darbukalar çalmaya başladı...kavgaya tutuştuktan bir süre sonra darbuka çalmaya başlayınca birlikte göbek atan çingeneler gibi, biz de bir müzik koyup birlikte dansettik danamla, sevgili 2 yaş anneleri. Bu ne kadar böyle gider, sonumuz ne olur bilmem ama, benim danayı cimnastik yanısıra bir de dans okuluna mı yazdırsak ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-ab203355ef25723" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DpgAAAP0YN7YpWvFNWPjMMOzGjlWGgXN-Fzt8HD148y8p8F2bmUZPI50u0ufd0T_mTpVrq4a9s_VxTi27W4_-PbtNYCOHxn2WXmIXDR_Yiq4gRGBR_R7SGZmKHGw4ul9LNEHRqnWbqmLwty56eG9pOSbMvjT-xyJ2mYjCNbuZY7xL6xuGpthFnacsaCXDB8LxCqt5WkXIrEzvxESfwJDHtad6X4CYqzp5Ql-kGYFLwVksDzX3%26sigh%3D08tUwQE8Y0t9_C0FvmhI9sbsaMs%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dab203355ef25723%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D7Gop9nsYpHb2jotuZHkMYGo-3KQ&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DpgAAAP0YN7YpWvFNWPjMMOzGjlWGgXN-Fzt8HD148y8p8F2bmUZPI50u0ufd0T_mTpVrq4a9s_VxTi27W4_-PbtNYCOHxn2WXmIXDR_Yiq4gRGBR_R7SGZmKHGw4ul9LNEHRqnWbqmLwty56eG9pOSbMvjT-xyJ2mYjCNbuZY7xL6xuGpthFnacsaCXDB8LxCqt5WkXIrEzvxESfwJDHtad6X4CYqzp5Ql-kGYFLwVksDzX3%26sigh%3D08tUwQE8Y0t9_C0FvmhI9sbsaMs%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Dab203355ef25723%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D7Gop9nsYpHb2jotuZHkMYGo-3KQ&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziği merak edenleriniz için: Nikkfurie`den "Thé a la menthe"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-20406bce2e10629f" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAO3T1daHheEeH3ZcEQIwEb9TL0D0Thkk_8l4How9JRVYAu0AJlKmyOsG5kswcA8s6KA0qS5Ab1HDN-ZHw16-BdzyM7jb2GRSBcCesMWoZblJfwqXnmgbg7-a8I6TnEPCKB7nF_2RMEP1SwaX7Ug01RXBgs0M1CXfZy2ikF-zWrBwXGoRGSAtDneKmkF3MjsnvfEQu-VOnLrEeeL_EVQDcr4abbxHKkFDxVi7qZlKABlt%26sigh%3Dwyk7VS6MWofE-6GqqUPtFO1qiSg%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D20406bce2e10629f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DI5aKy1ATjf-zlqVk8_fMykAU9Sg&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAO3T1daHheEeH3ZcEQIwEb9TL0D0Thkk_8l4How9JRVYAu0AJlKmyOsG5kswcA8s6KA0qS5Ab1HDN-ZHw16-BdzyM7jb2GRSBcCesMWoZblJfwqXnmgbg7-a8I6TnEPCKB7nF_2RMEP1SwaX7Ug01RXBgs0M1CXfZy2ikF-zWrBwXGoRGSAtDneKmkF3MjsnvfEQu-VOnLrEeeL_EVQDcr4abbxHKkFDxVi7qZlKABlt%26sigh%3Dwyk7VS6MWofE-6GqqUPtFO1qiSg%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D20406bce2e10629f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DI5aKy1ATjf-zlqVk8_fMykAU9Sg&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da Skanatra`dan adına bakmaya üşendiğim bir şarkı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-6956043c4e11a45b" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjKulAQCWU_nZ2lfVRAf8zo2S7I7yei5KCLT80TJEWIFYhyfmI9yozDQnFr_wty4WWq-vbl0GB94aWc3TlUkd4CEV383WHhsOo32I7XCuC1XoIoxpQQ_yUJgCfkGekrVW-g4q4SqCS08oI0PLIw-heg1W9qHJhWsWoUWDWkTWxwIC2sMtFEzBqc2tPVSu8N-RX2RrU-l5TNZYrdjVL4RBSH7%26sigh%3DEtO_MmRZZTV-wWdGdLq1wNkimUk%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D6956043c4e11a45b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DzRF7s6tbIPnYsU-OUbqIGZO_xLQ&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAIiSxp13MRsP2RXZVN7myjKulAQCWU_nZ2lfVRAf8zo2S7I7yei5KCLT80TJEWIFYhyfmI9yozDQnFr_wty4WWq-vbl0GB94aWc3TlUkd4CEV383WHhsOo32I7XCuC1XoIoxpQQ_yUJgCfkGekrVW-g4q4SqCS08oI0PLIw-heg1W9qHJhWsWoUWDWkTWxwIC2sMtFEzBqc2tPVSu8N-RX2RrU-l5TNZYrdjVL4RBSH7%26sigh%3DEtO_MmRZZTV-wWdGdLq1wNkimUk%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D6956043c4e11a45b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DzRF7s6tbIPnYsU-OUbqIGZO_xLQ&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-3849908471129316811?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=20406bce2e10629f&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=223f5e2efcb42379&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=6956043c4e11a45b&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=ab203355ef25723&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/3849908471129316811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=3849908471129316811' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3849908471129316811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3849908471129316811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/09/tu-kaka-iki-uclu-salto-ve-dans.html' title='tü kaka 2, üçlü salto ve dans'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-3511374671698235027</id><published>2009-08-29T23:35:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T01:08:25.611-07:00</updated><title type='text'>Stil`in anketi</title><content type='html'>Ortaokuldayken falan böyle anketlerin olduğu defterler dolaşırdı elden ele. Özellikle yaz tatiline girmeden önce sınıfta ondan ona geçerdi, milletin ne yazdığınu merakla okurduk. &lt;a href="http://www.stildirektoru.com/2009/08/enisteden-pas-gelmis-ahanda-fotolarla.html"&gt;Stil Direktörü&lt;/a&gt;`mden buna benzer bir sobe geldi. Herkesin çok merak ettiğinden, tüm dünyanın dört gözle beklediğinden ve verdiğim yanıtları pür dikkat kesilerek okuyacağından eminim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Asla vazgeçemediklerim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yanıt: &lt;/span&gt;Şimdi buna kocam, oğlum, ailem falan gibi bir cevap vereceğimi sanıyorsunuz değil mi? Efendim, onlardan vazgeçilir mi zaten, doğaya aykırı. Asıl kendi isteğimle vazgeçemeyeceğim şeyler: Peynir, dondurma, yazmak, internet, mavi ayakkabılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Neden blog yazarsınız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; "Yazmayı çok sevdiğimden" desem şimdi herkes zaten bunu biliyor. Yaşlanınca okuyup okuyup gülmek, hatırlamak için yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Son zamanlarda vakit ayıramadığınız bir uğraş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Sinemaya gitmek istiyorum. En son hamileyken gitmiştim. DVD kesmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Şu an imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Tekrar Japonya`da yaşamak ve hep orada kalmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Hayatınızda "iyi ki yapmışım" dediğiniz 3 şey?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Hayatta yaptığım hiçbirşeyden pişman olmadım, genelde yaptığım şeyleri iyi ki yapmışım diye hatırlarım ama hadi 3 tanesini seçeyim; Tammo, Dante, blog&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Mutfakta en sevdiğiniz uğraş nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Bulaşık yıkamak ve tezgah temizlemekten zıttım sıyrılır. Bu uğraşları kim sever ki? Elbette mutfakta yemek yapmayı çok severim. En sevdiğim uğraş peynir kesmek dersem, garip olacak ama öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: En sevdiğiniz 3 yemek? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Sarımsaklı yoğurtlu makarna, peynirli kabak mücveri, işkembe çorbası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Giyim konusunda abarttığınız nesne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Ayakkabı ve blue jean&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Çocuğunuza nasıl hitap edersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Yavrum, kuzum, oğlum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Soru: Sizi anlatan bir fotoğraf?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt:&lt;/span&gt; Valla seçemedim, buraya kadar okuyup sabredenleriniz varsa eğer, profil fotoğrafım bence beni anlatıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-3511374671698235027?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/3511374671698235027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=3511374671698235027' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3511374671698235027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3511374671698235027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/08/stilin-anketi.html' title='Stil`in anketi'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-4620986924803743391</id><published>2009-08-25T00:36:00.000-07:00</published><updated>2009-08-25T00:55:49.749-07:00</updated><title type='text'>azimle okuyan duvarı deler</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kipitap.com/anasayfa"&gt;Kipitap&lt;/a&gt;`ın düzenlediği "Çocuk ve Kitap" adlı fotoğraf yarışmasının Temmuz ayı ikincisi Dante oldu. 13 aylıkkenden bir fotoğrafıyla aldı ikinciliği. Birinci olamadı diye üzülmedim desem yalan olur, ucunda bedava kitaplar vardı. Ama birinciyi görünce yüreğimin yağları eridi, amanın o nasıl güzel bir fotoğraf öyle! Finalistleri &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://www.kipitap.com/blog/2009/08/cocuk-ve-kitap-temmuz-2009-sonuclari/"&gt;burada&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SpOX3HP-ELI/AAAAAAAADZA/89FdGgQ-JSE/s1600-h/Reading2.embossed.resized.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 364px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SpOX3HP-ELI/AAAAAAAADZA/89FdGgQ-JSE/s400/Reading2.embossed.resized.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373805753477763250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-4620986924803743391?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/4620986924803743391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=4620986924803743391' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4620986924803743391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/4620986924803743391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/08/azimle-okuyan-duvar-deler.html' title='azimle okuyan duvarı deler'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SpOX3HP-ELI/AAAAAAAADZA/89FdGgQ-JSE/s72-c/Reading2.embossed.resized.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-7016158835443981509</id><published>2009-08-21T13:17:00.000-07:00</published><updated>2009-08-23T17:24:32.385-07:00</updated><title type='text'>çok pıratikimdir!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So-fmAxT6gI/AAAAAAAADYI/RVCIhcbjeDs/s1600-h/20041123_204147a.embossed.resized.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 360px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So-fmAxT6gI/AAAAAAAADYI/RVCIhcbjeDs/s400/20041123_204147a.embossed.resized.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372688355866962434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki tane blog ebelemecesi var sırada. Yazmazsam olmaz, ilki sevgili &lt;a href="http://hulyanintunasi.blogspot.com/"&gt;Hülya&lt;/a&gt;`dan, sonraki &lt;a href="http://www.stildirektoru.com"&gt;Stil Direktörü&lt;/a&gt; canımdan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülya pratikliğin kitabını kendince yazmış, bize birşey bırakmamış. Yazılan kitap yine yazılır mı? yazılmaz. Her anne kendince pratik elbette, yaptığımız çoğu şey ortak. Zaten anne olmak beraberinde pratikliği de getiriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyden önce hayatın kolaylaştırıldığı bir ülkede yaşıyorum. ABD, pratikliğin anavatanı. Burda bu konuda sırtınız yere gelmez. Herşey, ülkenin genel nüfusunu oluşturan tembel, şişman ve aptallar için üretilmiştir. Kullanma kılavuzları bile, okumayı yeni sökmüş bebelerin anlayabileceği pratiklikte ve basitliktedir. Fazla düşünmeye, el becerisine, zorluğa, zamana, kafaya ihtiyaç olmadan bu ülkede gül gibi geçinir gidersiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye gibi, hem hayatın kolay olmadığı, hem de anneden-babadan görüldüğü gibi yapılan bir hayattan gelen bizler de, kendimize göre, kafamıza göre bir ucundan tutuyoruz buradaki pratik yaşamın. Aslında hiç çabalamaya bile gerek yok, dedim ya oturduğun yerden hayatını idame ettirebilirsin bu ülkede. Ama işte eğer yaşamınızın önemli bir bölümünü, alışkanlıklarınızı aldığınız, hayatın çok da kolay olmadığı başka bir ülkeden geliyorsanız, o eski alışkanlıklarınızı idame ettiriyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bana. Bakalım ben neler yapıyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin ben mutfakta hem pratiğim, hem de azıcık prensip sahibiyim. Nasıl mı? Örneğin, 4 kg kıyma alıp, tavada kavururum (bunu soğanla birlikte de yapmayı planlıyorum), tavadaki kıymayı minik vakum torbalarına yemeklik oranda parçalara (birer,ikişer kepçe gibi) bölüştürüp vakumlarım ve derin dondurucuya atarım. Böylece bir kerede 10-15 tane parçam olur, yemek yapacağım zaman mikrodalgaya atar çözdürürüm ve öyle kullanırım, bunu soğanla karıştırarak yapmayı ve zamandan kazanmayı planlıyorum. Türk yemeklerinin temeli ya bunlar, işte ondan. Bizim evde de sadece Türk yemeği pişer, öyle Meksika, Çin, Hint, hatta varsa bile Alman neyin hiç karıştırmam. &lt;br /&gt;Rostoluk/ızgaralık et alınca, eti de marine malzemesiyle beraber vakumlar atarım buzluğa, yerken hazır marine olmuş olur, öyle marine edip 5 saat buzdolabında bekleyemem. &lt;br /&gt;Aynı şekilde köftemi de öyle bol bol yapar buzluğa atarım, sulu köftenin de köftelerini unlamasına, maydanozlamasına varıncaya kadar yapar buzluğa atarım. Mısırları haşlar buzluğa atarım, sebze çorbaları yapıp buz kalıplarına koyar dondururum, sonra da buzdolabı poşetlerine aktarıp saklarım Dante için. Derin dondurucum ve kilerim bir savaşa yada kıtlığa hazırlanır gibi her zaman dolu, hazır ve de nazırdır. &lt;br /&gt;Onun dışında burada hazır, organik, katkısız, dondurulmuş garnitür sebzelerden alırım atarım buzluğa, yemek yaparken kolaylık olsun diye. &lt;br /&gt;Bazı mutfak prensiplerim var, örneğin asla organik ve katkısız da olsa hazır, soyulmuş yada doğranmış kavanoz sarımsak almam. İlla bıçakla sarımsağın tepesine vuracağım, sarımsağı taze taze doğrayacağım. Yada asla limon suyu kullanmam vs. &lt;br /&gt;Domatesi de asla tazeden yemeğe katmam, kim uğraşacak onunla. Organik, katkısız, teneke kutularda hazır doğranmış domates alıyorum, yada yine aynı özelliklerde püresini. &lt;br /&gt;Kilerimde de her zaman kuru malzemelerim vs. İkea`nın &lt;a href="http://www.ikea.com/us/en/catalog/products/90066708"&gt;şu zımbırtılarında&lt;/a&gt; rafta düzenli bir şekilde durur, üzerine etiketle ne olduklarını da yazmışımdır, sanki bilmiyormuşum gibi. &lt;br /&gt;Ekmekleri de mutlaka ilk gün tazeyken yedikten sonra buzluğa atarım. Öyle ekmeklik gibi yerlerde bekletmem onları. &lt;br /&gt;Bu mutfak konusu bitmez, hem pratiğim hem de kendime iş çıkarırım prensipler yüzünden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So-aWrjcLrI/AAAAAAAADYA/hdq83dpDJgI/s1600-h/20060906_212340.embossed.resized.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So-aWrjcLrI/AAAAAAAADYA/hdq83dpDJgI/s400/20060906_212340.embossed.resized.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372682594915462834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlik konusunda hiç pratik değilim, aksine çok tembelim. Hiç köşe bucak temizlik yapmam, cam silmem, ütüyü kırk yılda bir yaparım...Tammo elektrikli süpürge ile temizlik yapıp ortalığı düzenlerken, ben de banyoları temizlerim. Dante de kulaklarını kapatmış halde koltukta iri gözlerle babasını seyreder. Arada o da yapmak ister ama süpürgeye yaklaşamaz bir türlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıya çıkarken pratik olmak zorundayım, hele tuvalet eğitimi daha 3 ay önce bitmiş 27 aylık bir çocukla. Dante dışarıda asla işemek istemiyor. Öyle tuvalete götürüp tutayım falan hayal. Zaten eskiden, dışarıda emzirmek istediğimde genellikle tuvalete oturup emzirdiğim için, çocuk dışarıda tuvalete gittik mi eski alışkanlıktan dolayı emecek sanıyor, çiş mi yapılırmış tuvalete? Aldığım katlanabilen tuvalet de arabamın bagajında dekor olarak duruyor. Ben de mutlaka dışarı çıkmadan önce çişini yaptırıyorum, kakasını zaten sabah mutlaka yapıyor, böylece rahat bir şekilde dışarıda 3-4 saat durabiliyoruz. Ayrıca çantamda her zaman ne olur ne olmaz diye "birgün belki çişini yapar" diye minik plastik boş su şişesi taşıyorum, harika bir buluş, ilk defa buradaki sevgili arkadaşım Tuğba`dan öğrendim. Ayrıca benim gibi portatif tuvalet taşımak yerine, çocukların kakaları için, büyük boş yoğurt kabı taşıyan arkadaşları duydum ve çok takdir ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, çantamda mutlaka birkaç küçük araba, sevdiği kitaplardan taşıyorum. Arabada da mutlaka arka koltuk, oyuncak arabalar ve kitaplarla dolu. Araba oyuncakları, ev oyuncakları, havuz oyuncakları, banyo oyuncakları diye kategorilerimiz var ve o oyuncaklar hep ait oldukları yerdeler. &lt;br /&gt;Yine çantamda ve arabada ayrı ayrı, mutlaka atıştırmalık şeyler taşıyorum. Çantamda mutlaka bir muz, bir kraker, bir bisküvi (bunlar mutlaka organik ve az şekerli/az tuzlu vs. besleyici türden şeyler) bulunur. Dante hala çikolata, kakaolu şeyler, abur cubur diye birşeyin farkında değil. Ne kadar korursam o kadar iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabanın bagajında kocaman İkea çantasında tüm park oyuncakları ve basketbol topu bulunuyor. Onların yeri orası. Bagajda ayrıca bir çanta içinde mutlaka yedek kıyafetler, güneş kremi, bisküvi, ayakkabı gibi `ne olur ne olmaz` ihtiyaçların bulunduğunu da belirteyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıda yemek yemeye çıkarsak, mutlaka çişini yapmış, midesi azıcık yatıştırılmış, oyalanacak kitabı, oyuncağı ile birlikte çıkıyoruz. Eğer çok aç gittiysek, restorana vardığımız zaman garsona hiç bekletmeden, henüz bizim başlangıç içeceklerimizi söylerken, Dante`nin yiyecek siparişini veriyorum ve önceden getirmelerini söylüyorum. O karnı tok, sırtı pek bir halde oyuncaklarıyla oynarken, biz de rahat rahat yemeğimizi yiyor oluyoruz. Ancak bu demek değil ki, evde de o önce yiyor, biz sonra yiyoruz! ASLA! prensiplerimden birisi de, hepimizin aynı anda yemeğe oturmamız, yemeği beklemeyi öğrenmemiz, ailecek yemek yeme zevkini yaşamamız. Bu durum, Dante doğumdan sonra eve getirildiği günden beri böyle. Bir haftalıkken bile yemek masamıza ana kucağı denen zımbırtıda bize eşlik etti. Oturabildiği 3 buçuk aylıkkenden beri de masanın baş köşesinde her zaman aynı anda bizimle yemek yedi. Yoksa o erken siparişler falan hep restoranda sadece bizim değil, başkalarının da huzurunu kaçırmamak adına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So9OqLpGTQI/AAAAAAAADWw/gtpkFi_5wuA/s1600-h/LittleHelper.embossed.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So9OqLpGTQI/AAAAAAAADWw/gtpkFi_5wuA/s400/LittleHelper.embossed.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372599367062932738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında Dante uyurken kitabımı okuyabiliyorum, internete girebiliyorum, TV seyredebiliyorum vs. Dante kendi kendine oynayan, kendini oyalayabilen bir çocuk. Bana mutfakta ayak bağı olmaz, ben yemek yaparken eğer sıkılmışsa mutlaka ocağın önüne merdivenini dayarım, yaptığım yemeği gösterip, onun da karıştırmasına, onu bunu atmasına izin veririm, böylece bir süre daha oyalarken, ileride bana teşekkür edeceği yemek yapma eğitimini vermiş olurum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banyo yaparken de, mutlaka onu da sokarım yanımda. Öyle o uyurken, rahat kafayla banyo yapamadığım için, birlikte banyo yaparız. Zaten neredeyse 15-16 aylıkkenden beri ayakta duşa giriyor bizim gibi. Öyle oturayım da, küvette ördek yüzdüreyim cinsinden bir çocuk olmadı. Ayakta oynayacak, gezinecek vs. Gözüm arkada olmadan, rahatça, ikimiz de bundan memnun halde banyomuzu yaparız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında aklıma gelen birşey yok, genel olarak her anne gibi benim de pratik olmam yanında, yine her anne gibi iki ayağımın bir pabuca girdiği anlar da oluyor. Süperanne olma gibi kaygılarım olmadığı için, fazla dibe vurmadan çıkıyorum bu durumlardan da. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu çok uzun oldu, Stilciğimin sobesini de öbür posta bırakayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-7016158835443981509?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/7016158835443981509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=7016158835443981509' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7016158835443981509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7016158835443981509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/08/cok-pratikimdir.html' title='çok pıratikimdir!'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/So-fmAxT6gI/AAAAAAAADYI/RVCIhcbjeDs/s72-c/20041123_204147a.embossed.resized.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-7367120199317879233</id><published>2009-08-12T14:11:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T16:59:22.201-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='o'/><title type='text'>Minimui</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SoNXH_RMfKI/AAAAAAAADUw/j7nkaTppncI/s1600-h/logo.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 196px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SoNXH_RMfKI/AAAAAAAADUw/j7nkaTppncI/s320/logo.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369230975510019234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonunda yaptığım işlerin arasına "editör"lüğü de soktum. Burnumu herşeye sokmazsam olmaz! &lt;br /&gt;Daha astronot, dansçı, dünya şampiyonu tenisçi, matematik ve fizik öğretmeni, artiz olma gibi hedeflerim var, büyüyünce. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Editörlük teklifi sevgili &lt;a href="http://www.pi.web.tr/"&gt;Ayça&lt;/a&gt; tarafından yapıldığında ilk önce milletin yazı yanlışlarını düzelteceğim, yazıları gözden geçireceğim falan sandım. Aslında bunu da çok severek yapabilirdim. Ayça "yok yahu, biz Türkiye`de köşe yazarlarına editör diyoruz" deyince, cahilliğin gözü kör olsun deyip teklifin üzerine hemen atladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şeker, capcanlı, dopdolu, interaktif ve yararlı bilgilerle dolu bir anne-bebek dergisi çıkardılar ortaya. &lt;a href="http://www.minimui.com/Minimui1/Default.aspx"&gt;MİNİMUİ&lt;/a&gt;. Ben de bu dergiye "ABD editörü" oldum sayın blog okuyucum. Gerçi Vaşington`dan bildirmeyeceğim. Kaliforniya`nın güneydeki bu müstesna yöresinden bildiriyor olacağım. Burada neler oluyor, biz kokoş :-) OC anneleri, çocuklarıyla nasıl zaman geçiriyor, nelerle oyalıyor, nasıl yapıyor onları anlatacağım. Şimdi kokoş mokoş dedim diye beni tanımayanlarınız yanlış anlamasın aman diyeyim, "kokoş ve OC" bölümünü çıkarıp "Amerika`daki anneler" diye okursanız huzur içinde uyuyabilirim, hehe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergi çıkalı 1 hafta oluyor, yasal yollardan "logo"yu temin ettikten sonra size duyurabildim ancak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minimui`ye ücretsiz abone olabilirsiniz, arkadaşlarınızı davet edebilirsiniz, 138 sayfayı, röportajlarıyla, videolarıyla, yazılarıyla ta öbür sayı çıkana kadar doya doya okuyabilirsiniz. Editörü olduğum için söylemiyorum, gerçekten çok zevkle okunan bir dergi olmuş. Anne ve bebek dergilerindeki Türkçe kaynak eksikliğini gidermiş. Çıkaranların emeğine sağlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra hem burada, hem orada buluşmak üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-7367120199317879233?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/7367120199317879233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=7367120199317879233' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7367120199317879233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/7367120199317879233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/08/minimui.html' title='Minimui'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SoNXH_RMfKI/AAAAAAAADUw/j7nkaTppncI/s72-c/logo.png' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37372672.post-3068447278258191308</id><published>2009-07-19T00:40:00.000-07:00</published><updated>2009-07-24T13:30:35.597-07:00</updated><title type='text'>Dribbling Dante</title><content type='html'>11 yaşımdaydım (26 sene önce yahu!), o zamanlar Beyaz Gölge dizisinin hastasıyım, Michael Jordan`ın (dikkatinizi çekerim, Michael Jackson değil, hani onu da severdim de, posterini edindiğimi hatırlamıyorum) değişik bir posterini buldum mu dünyalar benim olur, bilekli kırmızı keten bir Converse`im var ama, benim gözüm, Türkiye`ye Turgut Özal`ın dışarıya açılma politikalarının sonucu vitrinleri yeni yeni süsleyen, o bilekli kırmızı beyaz, deri Nike`de. Mağazada benim ayağıma göre yok ve dışarıdan gelecek de, bana alınacak da, ohoo, sanırım anne ve babamın başka bir şehirde yaşıyor olmasının verdiği ezikliklerini de kullanarak, o Nike basketbol ayakkabısını, iki numara büyük de olsa, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;fahiş&lt;/span&gt; bir fiyata aldırmış, alındığı gece bir süre gözlerime inanamayıp, onları koltuğa koyup öyle huşu içinde bakmıştım. Ne büyük bir olaydı! sanki Michael Jordan tam karşımda, koltukta oturuyordu (o zamanlar &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Nayk&lt;/span&gt; diye okurdum ben bu mereti, ta ki üniversitedeki profesörümüzün sınıfta birgün &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Nayki&lt;/span&gt; demesiyle hepimizin utanmasına kadar, bu ülkeye gelince de kulağım alıştı, şimdi Nayki deyince Türkiye`dekiler sanki ben yanlışmışım gibi düzeltiyorlar bir de, hehe) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efenim, zeki ve çevik :) oluşumla, ortaokula başladığım an, basketbol seçmelerinde takıma seçildim. Dedim ya, çeviğim, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;oyun kurucu/guard&lt;/span&gt; olarak oynadım hep, 5 yıl kadar, bu arada İzmirspor`da lisanslı oynadım, bir süre İzmir Karşıyaka Lisesi`nin takım kaptanlığını yaptım. Ta ki, diğer derslerde şahane olmama rağmen, matematik ve fizik dersi özürlü olup bu iki dersten Lise 1`de kalıp, bütünlemelerde de fena halde hezimete uğrayınca, kaydımın apar topar memleketimin şirin ilçesindeki &lt;span style="font-style:italic;"&gt;müstesna&lt;/span&gt; lisesine aldırılana kadar. Üniversite sınavıydı, zarttı zurttu, derken, bu sıradan taşra lisesinde, basketbol oynamak benim için tenefüslerde yada beden eğitimi derslerinde millete ges ges gerinip show yapmaktan öte gidemedi. Üniversitede de, hem okuyup hem çalışmaktan, aşktı meşkti vs. derken bu nadide yeteneğim rafa kaldırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SmLTEo6jlPI/AAAAAAAADRQ/znT0Mvg6LJI/s1600-h/collagebasketball.embossed.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SmLTEo6jlPI/AAAAAAAADRQ/znT0Mvg6LJI/s400/collagebasketball.embossed.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360078583180268786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben öyle sanıyormuşum efendim, meğer bu yetenek benim genlerime işlememiş mi!!! biliyordum, biliyordum birgün biryerlerde karşıma çıkacaktı. Oysa üniversite yıllarımdan beri basketbol maçı bile izlemiyordum. Hani geçmişine küsmüş emekli adamlar vardır ya, onlar gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dante`nin öğrendiği ve söylediği ilk sözcüklerden birisi &lt;span style="font-style:italic;"&gt;baçebal&lt;/span&gt;. Belki de 13 aylıktan beri dilinde pelesenk oldu evladımın. En sevdiği top oldu basket topu. Marketten aldığım çizgili karpuzu bile torbasından çıkarıp &lt;span style="font-style:italic;"&gt;baçebal&lt;/span&gt; diye sevdiğini bilirim, sırf meridyenimsi çizgileri var diye. &lt;br /&gt;15 aylıktan beri odasının kapısı arkasında basket potasıyla oynar, her ne çeşit top olursa olsun, acayip dengeli ve uzağa top atar, göreni şaşırtır. Top hakimiyeti diye birşey vardır, Dante topa hakimdir. En sonunda dayanamayıp, gerçek boyutlarda bir basketbol topu aldık geçen gün. O gün bu gündür elinden düşürmediği gibi, emerken bile kucağında tutuyor. Belki ben görmeden koltuğa bile koyup huşu içinde bakmışlığı vardır.&lt;br /&gt;Çocuklar parkta oynarken, Dante parkın yanındaki basketbol sahasında top sürüyor, pota altına gelip topu yukarı atıyor, sahada fink atıyor. Karşı potada oynayanlar gülümseyerek 25 aylık en genç basketbol oyuncusunu izliyorlar. Gelip geçenler durup birbirlerine gösteriyor, eski tüfek anası da, gururla oğlunu seyrediyor. Bu yetenek onun genlerinde olmalı. Yoksa ne basketbol maçı seyretmişliği var, ne de anasını basketbol oynarken görmüşlüğü. Ben şu Beyaz Gölge`nin DVD`lerini kendim için koleksiyona katarken, Dante`ye de NBA`in efsane maçlar DVD`si falan varsa onu alayım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 sene sonra Dante "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kobe&lt;/span&gt;" Heeren`ı NBA`de görürseniz şaşırmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37372672-3068447278258191308?l=acalya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://acalya.blogspot.com/feeds/3068447278258191308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=37372672&amp;postID=3068447278258191308' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3068447278258191308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37372672/posts/default/3068447278258191308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://acalya.blogspot.com/2009/07/dribbling-dante.html' title='Dribbling Dante'/><author><name>Açalya</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14720309251803005440</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13676860555773025737'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Z-4kURC8Ec0/SmLTEo6jlPI/AAAAAAAADRQ/znT0Mvg6LJI/s72-c/collagebasketball.embossed.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>15</thr:total></entry></feed>